ANTALYA - 44. Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışmasında ödül arayan Saklı Yüzler filminin gala gösterimi yapıldı. Filmin gösterimine jüri üyeleri, sanatseverler, filmin yönetmeni Handan İpekçi ile oyuncular Şenay Aydın, İştar Gökseven, Berk Hakman, Cem Bender ve Nisa Yıldırım katıldı.
Almanyada yaşayan Alinin, tesadüfen seyrettiği namus cinayetleriyle ilgili bir belgeselde, 5 yıl önce öldürdüğünü sandığı yeğeni Zührenin hayatta olduğunu anlayarak, yarım kalan işini tamamlama çabasının anlatıldığı filmin ardından yönetmen ve oyuncularının katılımıyla basın toplantısı düzenlendi.
Handan İpekçi, filmin çekimlerine 2005 yılının Ağustos ayında başladıklarını söyledi. Filmin, Urfa, İstanbul, Almanya ve İznikte çekildiğini ifade eden İpekçi, ekonomik problemler nedeniyle 2 yılda tamamlandığını dile getirdi.
YARAYA PARMAK BASTIM Namus cinayetlerinin canını çok yakan bir konu olduğunu ve bu konuda bir belgesel çekmek istediğini belirten İpekçi, Bu cinayetleri işleyen katillerle görüşmek istiyordum ama gerçeği ne kadar anlatacakları konusunda şüpheye düştüm. Bir kadın yönetmen olarak, namus cinayetleriyle ilgili bir şey söylemek istedim ve uzun metrajlı bir film yaptım. Namus cinayetleri sadece kadınları yaralamıyor, erkekleri de telef ediyor dedi.
Doğu ve Güneydoğudaki kadınların ele almalarıyla namus cinayetleri sorunu çözüme ulaşacaktır diyen İpekçi, filmin kurgusunu oluştururken, gazetelere yansıyan haberlerden yola çıktığını ve hayal gücünü kullandığını kaydetti.
İpekçi, Filmden çıkan herkes ağladığını söyledi. Bırakmak istediğiniz etki bu muydu? sorusu üzerine Ben bir yaraya parmak basmak istedim. Hareket noktam buydu. Senaryodaki karakterlerin hepsi yaralı, film bu yüzden kederli ama hayat böyle... diye konuştu.
Filmde töre kurbanı Zühreyi canlandıran Şenay Aydın, Handan İpekçi dışında tüm ekibin ilk kez filmi izlediğini söyledi. Film boyunca ağladığını ifade eden Aydın, Bu kadar saçma töreler nedeniyle kadınların öldürülmesi çok sinir bozucu dedi.
Yarışma filmlerinden Janjanda da oynayan Berk Hakman da filmin 2 yıllık bir çalışmanın ardından gösterime girmesi nedeniyle çok mutlu olduğunu kaydetti.