Cumhuriyetin ilk dönemlerinde demiryollarının bilinçli şekilde geliştirilmeye ve Türkiyenin demir ağlarla örülmeye başlandığı kaydedilen raporda, 2008 yılı itibarıyla toplam demiryolu hattı uzunluğunun yaklaşık 10 bin 984 kilometre olduğu, bunun 4 bin 559 kilometresinin yabancı şirketlerin imtiyazında Osmanlı döneminde yapıldığı ve Kurtuluş Savaşından sonra devletleştirildiği, 4 bin 643 kilometresinin ise 1923-1950 yılları arasında yapıldığı vurgulandı.
Raporda, Tümüyle karayolu ağırlıklı bir ulaşım politikasının izlenmesi sonucunda demiryolu yapımı durma noktasına gelmiştir. 1950-2001 arasında 1738 kilometre hat yapılmıştır. 2001-2005 arasında ise 44 kilometre yeni hat yapılmıştır denildi.
YOLCU TAŞIMACILIĞININ YÜZDE 95İ KARAYOLUNDAN
Türkiyede 1950 yılına kadar yolcu ve yük taşımacılığının ağırlıklı olarak demiryolu ve denizyolu ile yapıldığı, 1960 yılında bu oranların tersine dönmeye başladığı belirtilen raporda, Karayolları Genel Müdürlüğü ve TÜİKin ulaşım verilerine göre 2005te ülkemizdeki yolcu taşımacılığının yüzde 95,02si karayolu, yüzde 0,01i denizyolu, yüzde 3,40ı demiryolu, yüzde 1,57si havayolu aracılığıyla yapılmaktadır. Yük taşımacılığının ise yüzde 91,38i karayolu, yüzde 3,24ü denizyolu, yüzde 5,21i demiryolu, yüzde 0,17si havayoluyla yapılmaktadır ifadesi yer aldı.
TCDD TASFİYE EDİLDİ
Raporda, özelleştirme, azaltılan personelle çok iş çıkarma, istasyonları kapatma, yolcu trenlerinde azaltmaya başvurma, lojmanların satılması, hastane ve eğitim tesislerinin kapatılması ve son olarak gündeme getirilen Demiryolu Kanunu Tasarısı ve TCDD Kanunu Tasarısı ile bir bütün olarak artıları, eksileri bulunan 152 yıllık demiryolu kazanımları ve TCDDnin tasfiyesinin gerçekleştirildiği savunuldu.
Demiryollarının yüzde 95inin tek hatlı olduğu, mevcut hatların yüzde 30unun 27 yaş gibi çok yüksek bir yaş sınırının bile üstünde bakımsız kaldığı kaydedilen raporda, yol bakım ve yenileme çalışmalarının da son derece yetersiz olduğu öne sürüldü.
PAMUKOVA FACİASI BİR KATLİAM
Raporda, Sakaryanın Pamukova ilçesinde yaşanan kaza da değerlendirildi. MMO Yönetim Kurulu Sekreteri Ali Ekber Çakar, 22 Temmuz 2004te Haydarpaşa-Ankara seferini yapmakta olan hızlandırılmış trenin Sakaryanın Pamukova ilçesinde raydan çıkarak devrilmesi sonucu 41 kişinin öldüğünü, 81 kişinin yaralandığını hatırlatarak, Pamukova faciasının imaj uğruna yaşanan bir katliam olduğu iddiasında bulundu.
HIZLI TRENİN HIZI 250 KMYE ÇIKARILDI
1975te Ankara-İstanbul Sürat Demiryolu Projesi adıyla gündeme gelen, Ayaş Tünelini de içeren bu projeye ilişkin ana planın, ANAP iktidarı tarafından rafa kaldırıldığı, projenin yap-boz tahtasına döndürüldüğü, projenin bazı etaplarının ikmal edildiği, bazı etaplarının ise tasfiye edildiği anlatılan raporda, şunlar kaydedildi:
Ankara-İstanbul Sürat Demiryolu Projesinin tasfiye süreci ile Ankara-İstanbul Rehabilitasyon Projesi gündeme gelmiş ancak bu proje de Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesine dönüştürülmüştür. Böylece rehabilitasyon/iyileştirmeden çıkarak doğrudan hızlandırılmış tren uygulamasına geçiş yaşanmıştır. Hızlandırılmış trenin hızı önceleri 160 km/saat öngörülmüşken, 1999 yılında 200 km/saate, 5 Mayıs 2005 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla 250 km/saate çıkarıldı.
Raporda, şu andaki kurguda 300 kilometre hız amaçlandığı oysa uzmanların belirttiğine göre hiçbir ülkenin bu düzeyde hızlarla başlamadığı vurgulanan raporda, Ülkemiz hızlı trene hazır değildir, mevcut hatlar hızlı treni kaldıramayacaktır görüşü ifade edildi.
Demiryollarında güvenlik unsurunun yüksek olduğuna da dikkat çekilen raporda, Uluslararası Demiryolları Birliği istatistiklerine göre bir milyar yolcu/kilometre başına kazalarda ölen yolcu sayısının demiryolları ve hava yolunda 1 kişi, karayollarında ise 30 kişi olduğu kaydedildi.
ÖNERİLER
Türkiyenin artan nüfusuna paralel olarak gelişen ulaşım talebinin, en ekonomik biçimde demiryolu taşımacılığının kamu hizmeti olarak ve kamu eliyle geliştirilmesiyle karşılanabileceği kaydedilen raporda, şu önerilerde bulunuldu:
Ciddi bir Ulaştırma Ana Planı yapılmalı, bu plan kapsamında, demiryolu, denizyolu, havayolu ve karayolu için ayrı ayrı ana planlar hazırlanmalı.
Ulaştırma sektörünün bütünü ve demiryolları altyapı, araç, arazi, tesis, işletme ve taşınmazlarına yönelik bütün özelleştirmeler ve belediyeler ile üçüncü şahıslara devri durdurulmalı.
Gerekli olan altyapı, bakım, yenileme çalışmaları eşliğinde eski hatlarda sürat demiryolu projelerine yönelinmeli; yeni altyapı ve yüksek standartlı yeni hat yapımına dayanmayan hızlı/hızlandırılmış tren projeleri mutlaka ve derhal durdurulmalı.
Yeni raylı sistemlerin mevcut ulaşım ağları ile entegrasyonu sağlanmalı, Ankara-İstanbul hattı ile Marmaray olarak da anılan Boğaz Tüp Geçit projesi arasında bağlantı kurulmalı ve Boğaz Tüp Geçidi yalnızca raylı sistem projesi olarak sürdürülmeli.
GAPın demiryolu projeksiyonlarına katılması sağlanmalı.
Yük ve yolcu taşımacılığında demiryolunun taşıma oranları planlı olarak artırılmalı.
Demiryoluna göre 2 misli, hızlı suyoluna göre neredeyse 3 misli daha fazla enerji tüketen karayoluna yapılmakta olan bütün yeni yatırımlar durdurulmalı. Ağırlık demiryollarına verilmeli.
Demiryolu ve TCDD Kanun Taslakları geri çekilmeli.
TÜDEMSAŞ, TÜVASAŞ, TÜLOMSAŞ gibi TCDD fabrikaları lokomotif ve vagon üretecek teknik düzeye getirilmeli.