Türkiyenin en büyük 500 sanayi kuruluşu listesini yayınlayan İSOnun Başkanı Küçük, 2007de kardaki iyileşmenin, üretim artışının sonucu olmadığını belirterek, Sanal bir iyileşmedir, bir yanılsamadır dedi.
İSTANBUL - İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Tanıl Küçük, Türkiyenin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2007 Yılı Raporunun açıklandığı toplantıda yaptığı konuşmada, 2002nin ilk çeyreği ile başlayan olumlu dönemin, 2007nin ikinci yarısı itibarıyla sona ermeye başladığını ifade etti. Küçük, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimler olmak üzere iki önemli siyasi olayın ağırlığında geçen 2007 yılında, ekonominin ikinci planda kaldığını, rekabet gücünü ve büyümeyi destekleyici makro ve mikro reformların yine hayata geçirilemediğini söyledi.
İçerideki bu gelişmelere yılın ikinci yarısında küresel piyasalarda başlayan tedirginliğin eklenmesiyle 2007 ekonomisinin önceki yıllara kıyasla nispeten daha olumsuz bir tablo ile sonuçlandığını belirten Küçük, rapora göre, karda ilk 10 özel kuruluş arasında bazılarının dikkat çekici bir sıçrama gerçekleştirdiğini, geçen yıl 17. sırada olan Shell & Turcasın 6. sıraya, Aygazın da 18. sıradan 10. sıraya yükseldiğini kaydetti.
Küçük, İSO 500de, yaratılan katma değer büyüklüklerini temel fiyatlarla da vermeye başladıklarını ifade ederek, temel fiyatlarla 2007 yılında İSO 500ün yarattığı katma değerin Türkiye sanayi sektörü katma değeri içindeki payının yüzde 25,5, imalat sanayi içindeki payının da yüzde 28 olduğunu, bu değerlendirmede KDV ve ÖTV tutarları yer almadığı için İSO 500ün sanayi ve imalat sanayi katma değeri içindeki payının önceki yıllarda yüzde 50ler civarındayken 2007de bunun epey altına düştüğünü aktardı.
SIRALAMAYA 55 YENİ KURULUŞ GİRDİ Tanıl Küçük, 2007 yılında sıralamaya 55 yeni kuruluşun girdiğini bildirdi.
2007de İSO 500 kapsamındaki kuruluşlarda vergi öncesi dönem kar ve zarar toplamının cari fiyatlarla yüzde 35,1, sabit fiyatlarla da yüzde 27,5 arttığına işaret eden Küçük, geçen yıl İSO 500de net katma değerin cari fiyatlarla yüzde 14,4, sabit fiyatlarla yüzde 7,9 oranında yükseldiğini kaydetti.
İSO 500 ile ilgili istihdam verileri hakkında da bilgi veren Küçük, 2007 yılında çalışan sayısında özel kuruluşlarda yüzde 2,5, kamu kuruluşlarında ise yüzde 10luk artışlar olduğunu, toplam çalışanlar sayısındaki artışın ise yüzde 3,6 olarak gerçekleştiğini söyledi.
Küçük, çalışan yoğunluğunun 2003ten itibaren azalış trendi içinde olduğunun görüldüğünü belirterek, Teknolojideki gelişmelerle birlikte üretimde istihdam edilen kişi sayısının azalmasına tüm dünyada rastlıyoruz. Azalışın kurdaki düşüklüğün kalıcı hale geldiği 2004 yılında başlaması, bizdeki azalışta ithal girdi kullanımındaki artışın da etkili olduğunu düşündürmektedir şeklinde konuştu.
2007 yılında varlık finansmanında küçük de olsa bir iyileşme söz konusu olduğunu dile getiren Küçük, 2006da yüzde 47,7 olan varlık finansmanındaki dış kaynak payının 2007de yüzde 46ya gerilediğine dikkat çekti.
Özel sektörün döviz cinsi borçlarında büyük artış olduğuna işaret eden Küçük, bunun önemli bir risk olduğunun altını çizdi.
KUR VE ENFLASYON RİSKİ PAHASINA İYİLEŞME 2007de kardaki iyileşmenin üretim artışının sonucu olmadığını dile getiren Küçük, şunları söyledi:
Sanal bir iyileşmedir, bir yanılsamadır. Gerçekçi olmayan kur politikasının ve dövizle borçlanmanın bir yan etkisi olarak ortaya çıkan böyle bir karlılık nereye kadar devam edebilir? Ne kadar kalıcı olabilir? Unutulmamalı ki bu sanal iyileşme, kur ve enflasyon riski pahasına elde edilmiştir. Risklerin gerçekleşmesi durumunda sanayi kuruluşlarının ciddi sıkıntılarla karşılaşacağı ortadadır. Büyümenin lokomotifi sanayidir. Ancak veriler, lokomotifin gücünün giderek zayıfladığına işaret etmektedir. 10 yıl gibi kısa bir sürede sanayi ve imalat sektörünün ekonomideki ağırlığının bu derece gerilemiş olması, Türkiye ekonomisinin yarınları açısından üzerinde ciddiyet ve hassasiyetle durulması gereken bir husustur.