Anayasa Mahkemesinin AK Parti hakkında verdiği karara dünyanın önde gelen gazeteleri geniş yer verdi. Haberlerde yer alan analizlerde, Türkiye uçurumun kenarından kurtuldu, fakat laikler ile İslamcı cephe arasındaki mücadele devam edecek denildi.
İSTANBUL - Dün Anayasa Mahkemesinin AK Partinin kapatılmaması yönünde karar vermesi, dünya basınında geniş haberler ve analizlerle verildi. Guardian Türkiye topyekün bir siyasi kriz olasılığını bertaraf etti. Bu sonuç Türkiyedeki laik ve İslam yanlısı hizipler arasında bir mütarekeye gidilmesinin önünü açtı. dedi. Times gazetesi kararın, diğer Müslüman ülkelere, İslamın demokrasiyle uyumlu olduğunu gösterdiği için önemli olduğunu yazdı. Financial Times, AK Partinin aldığı hazine yardımının kesilmesiylew oluşan zararın, partinin destekçileri tarafından kolayca karşılanabileceği yorumunu yaptı. Bazı gazeteler ise Türkiyedeki laik ve İslamcı güçler arasında mücadelenin devam edeceğine dikkat çekti.
Daily Telegraph Türkiye büyüyen İslami hareketiyle hesaplaşmaktan son anda geri adım attı diyor. Gazeteye göre, karar ülkedeki gerginlikleri gidermeye büyük yarar sağlayacak. Damien McElroy imzalı yoruma göre, Şimdilik bir ara çözüm bulundu. İslami uygulamalara getirilen sınırlamaları gevşetmek isteyen AKPye iktidarda kalabileceği söylendi, ancak tutumumu yumuşatması konusunda ciddi bir ihtar verildi.
DAİLY TELEGRAPH: YENİ BİR SEÇİM OLSA AK PARTİ KAZANIRDI McElroya göre Erdoğan siyasetten dışlansaydı anayasanın savunucuları bir dizi sorunla karşı karşıya kalacaklardı. Ülke nasıl görünecek? Kim yönetecek? Yasak toplumsal çekişmeleri yeniden alevlendirir mi?gibi sorular öne çıkacaktı. Yazara göre, yeni bir seçim, muhtemelen bağımsız olarak yarışa giren AK Parti mensuplarının dönüşüyle sonuçlanırdı ve bu durumda da devlet, AK partinin en güçlü isimleriyle doğrudan yüzleşmek yerine onlarla gölgelerden uğraşabilirdi.
GUARDİAN: TÜRKİYEDE SAVAŞAN LAİK VE İSLAM YANLILARINA MÜTAKERE ŞANSI Guardian gazetesi, Türkiye topyekün bir siyasi kriz olasılığını bertaraf etti. Bu sonuç Türkiyenin savaşan laik ve İslam yanlısı hizipleri arasında bir mütarekeye gidilmesinin önünü açtı. diyor. Gazete başyazısında laiklerin, AKPnin Türkiyeyi İslamileştirme yolunda gizli bir gündemi olduğuna dair tüm şüphelerine rağmen, Erdoğanın liderlik sicili iyi diyor; buna ekonomide iyileşmeyi, Kıbrıs konusundaki siyasetin yumuşatılmasını ve AB müzakereleri gibi unsurları gösteriyor. Ancak yazı şu görüşle noktalanıyor: AKP hâkimlerin yaptığı uyarıya kulak vermeli. Eğer AKP merkezde bir partiyse, öyle hareket etmeli ve daha geniş bir siyasi çıkarlar koalisyonu oluşturmalı. Bu yaşananlardan laik milliyetçiler de ders almalı. Güçlerini davalar ve karanlık generallere değil siyasi programlara ve serbest seçimlere dayandırmalılar.
TÜRKİYE UÇURUMUN KIYISINDAN DÖNDÜ Yine Guardianda yazan Simon Tisdalla göre, Türkiye hem kendisinin hem dostlarının ödünü kopardıktan sonra uçurumun kıyısından döndü. Yazara göre karar, demokrasi için bir zafer ve durum laik ve dini güçlerin mücadelede berabere kaldığını gösteriyor. Siyasi ve anayasal bir kriz, ülkenin istikrarını sarsar, ekonomiyi baltalar, düşmanlarını cesaretlendirir ve uzun bir belirsizlik dönemine yol açardı. Özetle bölgenin hakikaten demokratik olan az sayıdaki sistemlerinden biri felç olur ve belki de kalıcı şekilde zedelendirdi.
BU MÜSLÜMAN DÜNYASI İÇİN HAYATİ BİR MESAJ Times gazetesi başyazısında, kararı hem demokrasi hem de sağduyu açısından bir zafer olarak nitelendirdi. Yazıda şu ifadeler yer aldı: Türk demokrasisi son 48 yılda dört kez darbeye uğradı. Dün bu kez anayasa mahkemesinin elinden bir beşincisine çok yaklaştı. Hâkimler partiyi kapatıp liderlerine siyaset yasağı getirmekten bir oy farkla geri durdular. Bu popüler ve becerikli bir hükümet için bir zafer olduğu kadar, çağdaş laik bir devlette İslamın rolü açısından önemli bir hüküm ve Türk demokrasisi için bir başarı. Sonuç hummalı siyaset atmosferini dindirmek, dış yatırımcıları temin etmek ve Türkiyedeki demokratik ilkelerin altını çizmek açısından son derece önemli. Etkileri ise daha da geniş. Bu başka ülkelerdeki ılımlı İslamcılara da İslamın demokrasiyle uyumlu olduğunu ve onların da amaçları için laik bir hukuki çerçeve içinde faaliyette bulunabileceklerini gösterecek. Bu Müslüman dünyası için hayati ve çok yararlı bir mesaj...
AK PARTİNİN ZARARINI ZENGİN DESTEKÇİLERİ KARŞILAR Financial Times da, partinin suçlu bulunduğunu ancak sadece mali yaptırımlara tabi tutulduğunu anlatırken, Bu ceza ise zengin destekçileri tarafından kolaylıkla tazmin edilebilecek bir şey... ifadesine yer veriyor. Financial Timesın manşeti Türk liderler makamlarında kalıyor; parti mahkeme mücadelesinden sağ çıktı şeklinde. Gazete Erdoğan kendini bir anlığına bu tatmin duygusuna bıraksa bile, son bir kaç ayki deneyimleri ile uslanmış olsa gerek. Laikliğe aykırı fillerle suçlanmak bile ona ve partisine zarar vermiş olabilir. Bu konuyu devleti baltalayan en ciddi mesele olarak gören Türkler gözünde, gelecekteki seçim desteğini yitirebilir. yorumunu yapıyor. Bununla birlikte FT muhabiri Vincent Boland, Karar ülkeye bir mola sağladı, kalıcı çözüm değil değerlendirmesini yapmış.
BU MUHAREBE BİTTİ, AMA SAVAŞ SÜRECEK Independentta yazan Patrick Cockburn de bir muharebe bitti ama savaş sürecek yorumunu yapmış. Bu, Türkiyenin ordu, bürokrasi ve yargı içinde kaleleri bulunan, eski yerleşik düzeniyle AKPyi destekleyen İslamcı koalisyon arasındaki mücadelenin sadece son raunduydu.... Her iki taraf da net bir zafer kazanacak güçte değil ve mücadeleleri ülkeyi istikrarsızlaştırmaya devam edecek... Laik muhalefet partileri AKP yerine iktidara gelmek için fazlasıyla güçsüz ve sadece kendi çıkarlarına hizmet eder haldeler. Ancak iktidar partisi de Türkiye devletini kontrol etmekten çok uzak. Independent, anayasa mahkemesinin kararıyla ülkeyi uçurumun kenarından kurtardığını söylerken, AKPnin başörtüsü tartışması dışında da hatalar yaptığını kaydediyor ve Sağlam ekonomi yönetimi için partiye oy veren merkezdeki pek çok seçmen Erdoğanın gitgide otoriterleşen söylemleri karşısında partiden soğudu. diyor.
HOLLANDA BASINI: AKPDE BAYRAM VAR De Volkskrant gazetesi, elinde AKP bayrağıyla sevinç gösterileri yapan türbanlı bir kadın fotoğrafı kullandı ve haberi Parti kapatılmadı, AKP genel merkezinde bayram var başlığıyla duyurdu. De Telegraaf, manşetten verdiği haberinde İktidar partisine yasak yok dedi. Laik devlet sisteminden vazgeçmek ve İslam devleti kurmak iddiaları üzerine açılan dava düştü diyen gazete, AKPye yalnızca para cezası verildiğine dikkat çekti. NRC Handelsblad, Türk Anayasa Mahkemesi AKPyi kapatma davasını reddetti başlığını kullanırken, haberin içinde AKPye verilen para yardımının, yüzde 50 düşürüldüğünü bildirdi.
İSVEÇ MEDYASINDA DA HABER İLK SIRADAN VERİLDİ İsveç televizyon ve radyo kanalları, Anayasa Mahkemesi kararıyla ilgili habere bültenlerinde ilk sırada yer verdiler. AKP kapatılmaktan kurtuldu, AKPye yasak yok, AKP için büyük zafer başlıklarıyla verilen haberlerde, AKPnin kapatılmaktan kıl payı kurtulduğuna dikkat çekildi.
Bütün medya organları haberin yanısıra, İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildtin kararla ilgili görüşüne yer verdiler. Carl Bildt, mahkeme kararından dolayı duyduğu sevinci, Hukuk kıyafetine bürünmüş darbenin önlenmiş olmasından büyük sevinç duyuyorum sözleriyle ifade etti. Bildt, ayrıca artık reform yolunun açılmış olduğuna işaret ederek, Erdoğanın süratle demokratikleşme reformlarına devam edeceğini umuyorum diye konuştu.
Dagen Nyheter gazetesinde, yer alan bir yorumda ise kararın, ülkedeki çelişkilerin çözüldüğü anlamına gelmediğine işaret edildi ve Demokratikleşmenin engeli gölge iktidar rolündeki ordudur ifadesine yer verildi.
LE FIGARO: HUKUKİ DARBE GERÇEKLEŞMEDİ Fransanın önde gelen gazetelerinden Le Figaro kararı, AK Parti kıl payı kurtuldu diye duyurdu. Gazete, Sonuçta hukuki darbe gerçekleşmedi. Dün Anayasa Mahkemesi iktidardaki AK Parti hakkında açılan davada kararını verdi. AK Parti bir oyla kapatılmaktan kurtuldu ifadesini kullandı. Haberde, hakimlerin devlet kurumlarının işleyişini istikrarsızlaştırmamayı tercih ettiği ve Türkiyeyi derin bir siyasi krize atmaktan kaçındığı yorumu yer alırken, AK Parti, bir uyarıyla ucuz kurtuldu ve çok sayıda gözlemciye göre, dava laiklik ilkesine dönülmesi konusunda bir hatırlatma niteliği taşıdığı ifadesi kullanıldı.
Le Monde ise, Türk adaleti iktidar partisini yasaklamadı başlıklarıyla verdiği haberde, Başbakan Erdoğanın, Anayasa Mahkemesinin aldığı bu kararla Türkiyenin önündeki belirsizlik ortadan kalktı. Hiçbir zaman laikliğe karşı eylemlerin odağı olmayan AK Parti bundan sonra da Cumhuriyetimizin temel niteliklerine sahip çıkmaya devam edecektir şeklindeki sözleri de yer aldı. Frankfurter Allgemeine gazetesi ise, Başbakan Erdoğanın sözlerini başlığa taşımış: Demokrasinin zaferi. Gazete haberle ilgili, yaptığı analizde AKP yasaklansaydı, bu Kemalistlerin, yıllardır iktidardan uzak tutulan Anadolulu siyah Türkler karşısındaki zaferi olurdu dedi. Haberde, AKPde laiklik karşıtları olduğu, ancak partide iktidara gelmeyi başaran yeni Müslüman elitin, İslamcı hareketi bilinçli bir biçimde bastırdığı iddia ediliyor.
ERDOĞAN BATILI TÜRKLERİN ENDİŞELERİNİ DİKKATE ALMAYI ÖĞRENMELİ Süddeutsche Zeitung ise manşetinde Türkiye devlet krizini simdilik atlattı deniyor. Hakimlerin çoğunluğunun yasaktan yana olmasına rağmen, AKPnin şaşırtıcı bir biçimde kapatılmadığını yazan gazete, bu kararla siyasi krizin henüz aşılmadığını belirtiyor ve ekliyor: Çünkü yasak talebi, ülkeye zarar veren iktidar savaşının sadece bir parçasıydı.
Frankfurter Runschau, AKPnin yasaklanmadığı ancak ülkeyi bugüne kadar yaptığı gibi yönetemeyeceği yorumunu yapıyor. Partinin aldığı para cezasını hatırlatan gazete, Erdoğan artık kuralları rahat çiğneyemez ve dini programını geçmiş yıllardaki gibi uygulayamaz.Erdoğan halkın başbakanı olmak istiyorsa, batılı demokrat Türklerin korku ve eleştirilerini de ciddiye almayı ögrenmeli diyor.
Akp"nin kapatılmaması laiklik karşıtı
eylemlerin odağı olduğu gerçeğini
değiştirmez
Eren Baydaroğlu - Bursa
07 Ağustos 2008, Perşembe 14:07
Anayasa Mahkemesinin kararı:AKP"nin
laiklik karşıtı eylemlerin odağı
haline geldiği 1 e 10 oy çokluğuyla
tescillenmiş ama ülkeyi AKP nin
yönetmeye devam etmesi uygun
görülmüştür.
Yorumsuz
ERKAN - Gaziantep
02 Ağustos 2008, Cumartesi 23:56
BU GERÇEKTEN İNANANLAR İÇİN İYİ BİR
SONUÇ OLUR İNŞALLAH.AMA ŞUNU DA
SÖYLEMEDEN EDEMİYECEĞİM.BAZI İNSANLAR
LAİKLİK KELİMESİNİN ARDINA
SIĞINARAK,DİĞER İNSANLARIN İNANÇ
ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLAMAYA
ÇALIŞIYORLAR.BİR BAYANIN HERHANGİ BİR
YERDE KAPALI GİYİNMESİ İLE DİN VE
DEVLET İŞLERİNİN AYRILMASI MANASINA
GELEN LAİKLİĞİN NASIL BİR ÇAKIŞMASI
SÖZ KONUSU OLABİLİRŞ.YANİ BİR KİŞİ BİR
İŞTE ÇALIŞIYOR İSE BÜTÜN İNANÇLARINDAN
YA DA BİR KISMINDAN VAZ MI GEÇMELİDİR.