‘Türkiye hâlâ şeytanın pençesinde’
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Dünya
ABD'nin Seçimi
Ortadoğu
Irak
Kıbrıs
AB
ABD
Genel
Balkanlar
O.Asya-Kafkaslar
G.Asya-Pasifik
Güney Amerika
Afrika
Dünya basını
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Dünya » Genel

‘Türkiye hâlâ şeytanın pençesinde’

El Haliç gazetesi yazarı Saad Muhyu, Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla ilgili yazısında, Türkiye’deki krizin bitmediğini belirterek; laik-İslamcı çekişmesinin dengede sürmesi, şiddetin patlak vermesi veya askeri darbe gibi üç olasılığın olduğunu söyledi.

 DİĞER HABERLER

  DÜNYA - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 20:09 TSİ 07 Ağustos 2008 Perşembe

İSTANBUL - “Türkiye generallerinin ve laik sivil bürokrasisinin, demokratik rejime yönelik ferasetli olmayan adımların, ülkeyi ulusal felakete ve çıkışın olmadığı bir çukura sürükleyeceği bilincinde olmaları gerekmektedir.” Ağır başlı Financial Times gazetesi birkaç gün önceki başyazısını bu türden şakraklı kelimelerle bitiriyordu. Gazete başyazısında İslamcı köklere sahip AKP’ye karşı “yargı darbesinin” ve hatta askeri darbenin yaşanması ihtimaline yönelik endişesini ortaya koyuyordu.
Haberin devamı

Evet. Darbe olmadı ancak darbenin yarısı gerçekleşti. Anayasa Mahkemesi’ndeki 11 üyeden sadece 6 yargıç, AKP’nin kapatılması yönünde oy kullanırken, kapatılma kararı 7 oya ihtiyaç duyuyordu.

Ne var ki; mahkeme, aynı zamanda başsavcının “partinin laiklik karşıtlığının odağı” haline geldiği suçlamasını teyit etti. Ayrıca ordunun yanı sıra Kemalist laik sistemin temel kalelerinden biri olarak görülen Anayasa Mahkemesi’nin başkanı Haşim Kılıç, kararın laiklik karşıtı faaliyetlerini durdurması gerektiği yönünde AKP’ye güçlü bir uyarı olarak görülmesi gerektiğini açıkladı.

Peki bütün bunlar son krizin nihai olarak bittiği ve Türkiye’nin “ulusal felaketten sakınıp şeytanın pençesinden çıktığı” anlamına gelir mi?

Şu iki sebepten dolayı kesinlikle “hayır”: Birincisi; görünen o ki, Anayasa Mahkemesi’nin kararının veya daha güzel ifadeyle, kararsızlığının arkasında geçici bir anlaşma var. Belki de Türk ordusuyla ilgili iç şartların yanı sıra, hali hazırdaki krizi kuşatan uluslararası ve özellikle de Avrupa şartları böyle bir kararı getirdi.

İkincisi ve en önemli sebep ise, Türkiye’nin geleceği üzerindeki laik-İslamcı çekişmesi, son olarak taraflar arasında birlikte yaşamı imkansız hale getirebilecek kaynama noktasına vardı. Bu durum Türkiye’yi yeniden ve belki yakın bir zamanda patlamanın ve ulusal felaketin eşiğine götürebilir.

Burada üç senaryo beliriyor: Birincisi hali hazırdaki laik-İslamcı çekişmesinin, zamanın taraflardan birini zayıf bırakması ve dolayısıyla güç dengelerini yeni temeller üzerinde yeniden çizmesi umuduyla hukuki, medyatik ve siyasi “gel-git”ler sınırında kalması.

İkinci senaryo, şiddetin patlak vermesi ve eski İslamcı lider Necmettin Erbakan’ın sürekli tehdit ettiği üzere çekişmenin kanla renklenmesi.

Üçüncüsü ise sadece yerel siyasi kartları karıştırmayacak ve aynı zamanda Türk dış siyasetlerinin bütün göstergelerini, NATO paktından çekilmek ve Kemalist laiklerin İslamcılara ve Kürtlere sevgi beslemek ve ülkeyi bölmek için komplo kurmakla suçladığı Batı’yla bağların koparılması yönünde değiştirecek kaşla göz arasındaki bir askeri darbe.

Peki hangi senaryo gerçekleşmeye daha yakın?

Şu basit sebepten dolayı yanıt vermekte acele etmiyoruz: Türkiye şiddetle kaynıyor ve şiddetle çalkalanıyor. Dolayısıyla kendisi yakında hatta belki çok yakın zamanda bu soruya cevap verecektir. Sadece Anadolu ülkesinin değil, bütün Ortadoğu bölgesinin geleceği bu sorunun yanıtına bağlı kalacaktır.

Saad Muhy
Birleşik Arap Emirlikleri’nde yayımlanan El Haliç gazetesi, 3 Ağustos 2008.
Arapçadan çeviri: Halil Çelik

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

umut yıldırım  - İstanbul
07 Ağustos 2008, Perşembe 10:39  
Herhangi bir kriz çıkmaz artık, ülkenin heryerinde her kesiminde, ülkenin aleyhine ne kadar iş varsa yapılmaya başlandı. Bazen bu ülkeyi seven herkesin Atatürk zamanında öldügünü düşünmekten kendini alamıyor insan. En güven duydugumuz ordu bile AB ye ABD ye karsı gelmemek için herşeye göz yummakta. Böle bi durumda nası darbe olabilir ki. zaten islami darbe olmuştur, ölen cumhuriyettir.

serzgin karacan  - Iğdır
07 Ağustos 2008, Perşembe 10:25  
türkiye hakkında böyle yazıları biz cumhuriyetin kuruluşundan beri görmekteyiz.bunun nedeni türkiye yi bir kargaşa ve korku ülkesi haline getirme çabasıdır. görüldüki türk demokrasisi işliyor bunu değiştirmeye çalışıyorlar. ülkemizde hareketli günlerin yaşandığı doğrudur ama bu hareketlilik her ülkede olabilecek tarzdan hareketliliklerdir.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları