‘Eşitsizliğe karşı bölgesel çekicilik yaratılmalı’
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Ekonomi
Küresel Kriz
Gündem
Dünya
Enerji
Otomotiv
Bankacılık
Tarım
Şirketler
CNBC-e Endeksleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Ekonomi » Gündem

‘Eşitsizliğe karşı bölgesel çekicilik yaratılmalı’

TÜSİAD Başkanı Yalçındağ, göç, işsizlik gibi sorunlara yol açan bölgesel eşitsizliklere karşı, bölgelerin ve şehirlerin cazibelerinin yeni iş imkanları için artırılmasını önerdi.


 DİĞER HABERLER

  EKONOMİ - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

REUTERS
Güncelleme: 12:57 TSİ 04 Eylül 2008 Perşembe

İSTANBUL - Türk Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (TÜSİAD) “Türkiye’de Bölgesel Farklar ve Politikalar” başlıklı raporunun tanıtımı için düzenlenen toplantıda konuşan TÜSİAD Başkanı Arzuhan Yalçındağ, Türkiye’de bölgeler arasında çok ciddi sosyo-ekonomik gelişmişlik farklılıkları olduğuna dikkat çekti.
Haberin devamı

Yalçındağ, şunları söyledi: “Bu farklılıklar, hem ulusal düzeydeki bazı politikalarımızın etkin sonuçlar vermesi ve sürdürülebilir büyümenin sağlanması yolunda engel oluşturmakta, hem de Avrupa Birliği’ne üyelik yolunda, mesafe kat etmemiz gereken en önemli alanlardan biri olarak ortaya çıkmaktadır.”

Yalçındağ, AB’de, bölgesel kamu harcamalarının, son on yılın ilk yarısında yıllık yüzde 3.6’lık bir büyüme gösterdiğine ve aynı dönemde ortalama yüzde 1.7 olan GSMH artışının yaklaşık iki katı olarak gerçekleştiğine işaret etti.

“Bugün artık, bölgesel kalkınmanın sadece geri kalmış bölgeler için bir teşvik sistemi olarak görüldüğü dönem sona ermiştir”, diyen Yalçındağ, dünyanın gelişmiş ekonomilerinde, bölgenin mevcut yapısal sorunlarını göz ardı eden yaklaşımların, artık yerlerini bölgelerin rekabet gücünün artırılmasına bıraktığını vurguladı ve şöyle devam etti:

“Bölgeler arası eşitsizliğin önemli göstergelerinden biri de gelir dağılımındaki farklılıklardır. Ancak hepimiz biliyoruz ki, zengin bölgelerden fakir bölgelere para aktarmak, bölgeler arası gelir farkları sorununa ancak kısa vadeli çözümler sunmaktadır. Uzun vadede zayıf olan bölgelerde büyümeyi sağlayabilmek ve geliri artırabilmek için, fiziki ve beşeri kaynaklara yatırım yapmak ve bölgelerin tümünün rekabet gücünü artırmak gereklidir.

Bu, ulaşım, sağlık, eğitim, enerji, telekomünikasyon ve bilgi teknolojileri gibi temel altyapıların iyileştirilmesi; Ar-Ge ve inovasyon desteklerinin yükseltilmesi; bölge ekonomisinin ihtiyaçlarına göre iş gücü piyasasının, özellikle eğitim yoluyla değişen ekonomik koşullara adapte olmasının sağlanması ve başta KOBİ’ler olmak üzere yatırım destekleri de dahil olarak işletmelerin geliştirilmesi ve bölgelerin ve şehirlerin cazibelerinin yeni iş imkanları için artırılması ile sağlanabilir.”

EK KÜÇÜK BİR ÇABA VE FİNANSMAN
Raporun özetinde de, altyapı yatırımlarının bir bölgenin kalkınmasında önemli rol oynadığına işaret edilerek, “Ancak etkinin ne yönde olacağı ise o kadar açık değildir... Bölgede var olan sosyal sermayenin yetersizliği, bölgeyi yeterince çekici kılmayabilir. Oysa ek küçük bir çaba ve finansman yoluyla yerel şirketlere sağlanacak destek ile, dış yatırımcıların bölgeye ilgisi de arttırılabilir” denildi ve şu görüşlere yer verildi:

“Oluşturulan politikaların merkezden ve ‘bilgili’ kişilerin güdümünde kalması, toplumsal mutabakatın sağlanmamış olması, yerel unsurların politikalara etki ve katkılarının dışlanması uygulamada büyük eksiklikler ve aksaklıklar oluşturacaktır. Var olan çeşitli dışsallıkların, eşgüdüm sağlanmasını gerekli kıldığı açıktır. Geliştirilen stratejilere ve tasarımlara inanmayan, bunlardan
beklentisi olmayan aktörlerin, bunlara verecekleri tepkilerin istenmeyen yönde olma ihtimalleri çok yüksektir. Türkiye’de geçmişte uygulanan bölgesel politikaların ne kadar etkili olduğunu ölçebilmemiz mümkün değildir.

Ancak şu anda içinde bulunulan durumun, ne ülkenin sürdürülebilir büyümesi açısından, ne de bölgeler arası hakkaniyet açısından tatminkâr olduğunu söylemek mümkün değildir. Bu konuların ayrıntılı ve derinlemesine tartışılması ve ciddiye alınması gerekmektedir. Bir yandan, ülkenin çeşitli yörelerinde eğitimler verirken, öte yandan bölgelere dair sağlıklı verilerin toplanmıyor olması, eğitimlerin sonuçlarının değerlendirilmesini bile imkânsız kılmaktadır.”

 
CNBC-e Ekonomi paketine abone olmak için tıklayın

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları