Masumiyet Müzesi kavramsal sanat yapıtı mı?
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat » Edebiyat

Masumiyet Müzesi kavramsal sanat yapıtı mı?

Orhan Pamuk son kitabı ‘Masumiyet Müzesi’nin piyasaya çıkışının ardından Çukurcuma’da aynı adlı bir müze açmayı tasarlıyor. Peki bu kavramsal sanata girer mi? Küratörler ve sanat tarihçileri değerlendirdi.

 DİĞER HABERLER

  KÜLTÜR / SANAT - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

Suat Kavukluoğlu
NTV-MSNBC
Güncelleme: 11:33 TSİ 12 Eylül 2008 Cuma

İSTANBUL - Son kitabı “Masumiyet Müzesi”nde aşkından müze yaratan bir adamın hikayesini anlatan ve kitabını bu müzenin kataloğu gibi tasarlayan Orhan Pamuk, 2 yıl sonra Çukurcuma’da açılacak aynı adlı müzede, kitabın kahramanı Kemal’in Füsun’a duyduğu aşka dair her türlü materyali sergilemeye hazırlanıyor. Bu kitap ve müze birlikteliğini nasıl değerlendirilmeli? “Masumiyet Müzesi”ne kavramsal sanat penceresinden mi bakılabilir mi? Sanat eleştirmenleri ve kuratörler bu konuda farklı fikirlere sahip...

Haberin devamı

Ahu Antmen (Sanat Tarihçisi)
YAZARIN ZİHNİNE GİREBİLECEĞİMİZ BİLET
Kavramsal sanatı en geniş tanımıyla ele alırsak ilkişkilendirilebilir belki. Çünkü Masumiyet Müzesi yalnızca bir roman değil, yalnızca bir edebi yapıt olarak tasarlanmış değil, aynı zamanda bir müze olarak da tasarlanmış bir proje. Orhan Pamuk’un anlattığına göre Çukurcuma’da iki yıl sonra açılacağını biliyoruz. Hatta romanın içinde (574. sayfasında) bu müzeye girebileceğimiz bir bilette veriliyor. O müzeye bizzat girebileceğimiz bilet sağlanmış. Bu yönünü ben oldukça ilginç buldum. Bu bilet bir anlamda gerçek bir bilet, yani Çukurcuma’da bu müze açıldığı zaman biz bu biletle gidip o 574’üncü sayfadaki bileti damgalatıp o müzeye girebileceğiz. Gerçek bir bilet aslında ama bir de metaforik bir tarafı var. Kitabın genel olarak kavramsal sanatla ilişkilendirebileceğimiz yönü bence burada. Bu bilet aslında okura yazarın zihnine girebileceği bir bilet... Yazarın beynine girebileceği bir bilet.

Orhan Pamuk Masumiyet Müzesi projesiyle, bütün o eşyalarla nostaljik duyguyu algılamanın ötesinde bir yazar nasıl yaşar, nelere bakar, nelerden keyif alır, neleri biriktirir, bunu anlatmış. Bir yazarı gözlemciliği açısından diğer kişilerden ayıran nedir? Hatta Masumiyet Müzesi’ndeki aşk hikayesinde, aşık Kemal karakterini, Kemal karakterinin o aşık haliyle dünyayı gözlemleme biçimini bir yazarın gözlemciliğiyle ilişkilendirmiş. Yani alt katmanlarda Pamuk’un bize sağladığı şey, bir yazar dünyası ve bu bilet bizi o yazarın dünyasına sokuyor. Bu açıdan çok ilginç. Öte yandan bugünün sanat ortamında çok tanımlı, çok kategorik gitmek zor.

Bugün kavramsal sanat yaptığını söylediğimiz sanatçılar edebiyata bakıyorlar, tiyatroya bakıyorlar, sinemayla ilişkileri var. Ayrıca bugün sanatla hayat arasındaki sınırlar giderek odaklaşmış durumda. Yani böylesi bir ilişkişkisellik söz konusu. Dolayısıyla bu bir kavramsal sanat yapıtı mıdır? Hani o şekilde bakmak yerine bugünün bir edebiyatçısı romanını kurgularken ne tür açılımdardan hareket ediyor, bu şekilde bakmak gerek. Bu kitapta kent kültürü var, popüler kültür var, sinema kültürü var. Pamuk biraz daha dinamik ve heyecanlı bir okur tasavvur etmiş, belki çok daha klasik bir romandan, bir edebi yapıttan ayrılabilecek yönü bu ama çok tanımlı bakmamak gerektiğine inanıyorum.

Beral Madra (Küratör)
ENSTALASYONA BENZER BİR İŞ AMA ENSTALASYON DEĞİL
Hemen aklıma 18. ve 19. yüzyıllarda müzelerin öncüsü olan bu “Curiosity Cabinet” denilen birçok farklı eşyanın toplandığı betimler geldi. Avrupa’daki müzelerin temelinde bunlar yatıyor. Yani özellikle Asya’ya, Avrupa’ya ilgisi olan Avrupalılar merkezci bir bakış açısıyla bunları toplayıp Avrupa’daki müzelerin koleksiyonlarını oluşturuyorlar... Bu da Orhan Pamuk’un müzesi. “Curiosity” biliyorsunuz merak demek, merak vitrini ya da merak dolabı gibi bir şey. Bence bu çağdaş sanat kapsamında değerlendirilemez. Çünkü Orhan Pamuk sonuçta sözsel kültürlerin temsilcisi ve şimdi biraz görsel kültüre doğru kayıyor, yani dünyayı görsel olarak ya da nesnelerle algılamak meselesinin içine giriyor. Bu romanda zengin sözsel dünyayı, bir de zengin görsel bir dünyayla tamamlamak operasyonu yapıyor gibi. Tabii ilginç bir şey Türkiye için. Çok değişik bir ortam yaratacak.

Birçok sanatçı yirminci yüzyılın son çeyreğinde kavramsal olarak bu müze meselesiyle uğraşmıştır. Bunların başında Fransız Marcelle Brode vardır. O müzelerin içinde kendi müzesini kurdu. Ama tabii burada bir kişinin hayatının bir döneminde bir enstalasyona benzer iş yapmasıyla, bir sanatçının bütün yaşamı boyunca sürekli enstalasyon yapması, yani yerleştirme yapması arasında fark var. Bence bu çağdaş sanat kapsamında değerlendirilemez. Görsel sanatla sürekli uğraşan bir insanın bir başlangıcı ve bir hedefi var. Oysa burada sözsel bir oluşumu görsel bir oluşuma çevirme işlemi var. Bu başka bir şey ve belki de bu bir strateji.

Levent Çalıkoğlu (Küratör)
MÜZE DÖNÜŞTÜRÜR, DONDURMAZ
Bir sanat yapıtını dünyadan alır, bütün bağlarından koparır, müzenin o steril, beyaz ve net atmosferi içine koyarsak onun bütün bağlarını unutmuş oluruz, Orhan Pamuk bunun tam tersini yapmaya çalışıyor. Dolayısıyla biz bunu yaşamın bir anının donabileceği fikriyle ilişkilendirelim. Onun dönüştürülebileceği fikriyle değil. O dondurmak istiyor, müzeyse dönüştürür.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

buse  - Yurt Dışı
07 Eylül 2008, Pazar 12:38  
müzecilik-kavramsal sanat-küratörlük gibi terimler türkiye icin cok yeni olmasiyla orhan pamuk bu eseri ile bu terimler hakkinda insanlarin kafa yormasini saglayacaktir. Biriktirmek saklamak insan dogasinda vardir icsel bir olaydir...Ahu tegmen ile ayni fikirdeiym bilet olayi yaratici bir fikirdir. Heyecanla bekliyoruz masumiyet müzesiini...

bilgehan bilge  - Ankara
04 Eylül 2008, Perşembe 22:27  
bence bu müzeleştirme fikri çok doğru olmaz. çünkü okur okuduğu kitaba kendi iç dünyasıyla bakmak ister.romanın ilk cümlesiyle zaten okur kendine bir plato yaratır zihninde.Pamuk"un gözünden bakmak veya onun gibi hissetmek okuyucuya zevk vermez. bu bir romandır. tv dizisi değildir ki çekildiği yeri ziyaret edip zevk alasın. somutlaştırmak romanın gizemini yok eder.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları