Kriz Türkiyeyi nasıl etkileyecek? sorusuna hükümetten Paniğe gerek yok yanıtı geliyor. Ekonomist Mustafa Sönmeze göre, ekonomi dört yönden baskı altında ve hasar almadan kurtulması mümkün değil.
İSTANBUL - ABDde 700 milyar dolarlık kurtarma paketinin reddedilmesiyle çalkantılı bir hafta geçiren piyasalar, Temsilciler Meclisinden çıkacak karara odaklandı. Türkiye bu dalgalı haftayı bayram nedeniyle etkilenmeden geçirdi. Hükümet kanadından gelen paniğe gerek yok açıklamalarına rağmen, krizin Türkiyeyi nasıl etkileyeceği üzerindeki tartışmalar bitmiyor.
NTVye konuşan ekonomist Mustafa Sönmez, ABDde sancılı bir süreçle de olsa yardım paketinin çıkacağını ancak Türkiyeyi daha çok Avrupadaki gelişmelerin ilgilendirdiğini söyledi.
Sönmez şunları söyledi: Ekonominin üzerinde baskı yaratacak dört unsuru şöyle sıraladı: Avrupadaki mali sistemde nasıl iklim değişikliği yaşanacak, onu görmek lazım. Avrupa Türkiyeden ihracatı azaltırsa ne olacak, bu önemli. Üçüncü olarak önemli dış borç stokunun çevrilmesi sorun olabilir. Son olarak Türkiye ekonomisi için dış kaynak girişi kesintiye uğrarsa neler olacak? Ekonomi dörtlü baskı altında.
ÇEKİM MERKEZİ OLMAYIZ Türkiyenin çekim merkezi olma şansı yok diyen Sönmez, Türkiyenin risk priminin yüksek olduğunu, yüksek faize rağmen kaynak girişi olmayabileceğini ifade etti.
İç göstergelerde de iyileşme olmadığını, enflasyonun yükseldiğini, büyümenin düştüğünü söyleyen Sönmez, biraz daha temkinli adımlar atılması gerektiğine dikkat çekti.
HASAR ALMADAN ÇIKAMAYIZ Ekonomist Sönmez, bu krizden hasar almadan çıkılmasının mümkün olmadığını belirterek, Önemli olan hasarı en aza indirmek. 2009 bütçesi adil bir bütçe olmalı, sosyal bir bütçe olmalı dedi. KRİZE ÇARE ARANIYOR
abd merkez bankası fed in faiz
indirimlerine başlayacak olması buna
avrupada dahıl turkye icin bir
sansdır.bu tekrar portfoy
yatırımlarının tekrardan turkıye ye
donmesı anlamına gelmektedır.ıkıncı
sorun ise dovız kuru sevıyesıdır.bu
sevıye serbest pıyasa kosullarında
belırlenmekte olur herkesın goz ardı
etmıs olduğu bır konu var kı bu
lıkıdıte tuzağıdır.lıkıdıte tuzağı
faiz ile dığer ensturımanlar
arasındakı bağın kopması anlamına
gelmektedır.yanı faiz indirimleri
dolar yada yatırımlar uzerınde
ıstenıldığı gıbı bır etkı bırakmaz ve
bırakmamaktadır
Ali Bozkurt - İstanbul
03 Ekim 2008, Cuma 12:14
Neden hala ısrarla yüksek faizi
savunuyorlar anlamıyorum. Dövizin
yükselmesi için faizlerin indirilmesi
şarttır. En azından üreterek cari
açığı kapatmaya çalışırsak yarını
kurtarmış oluruz. İhracat zararına mal
satarak ihracatı arttırıyor. Turizm
ayaklar altında nerdeyse bedavaya
çalışıyorlar. Dövizi kademeli olarak
arttırmak Türkiyenin geleceğini
kurtaracaktır. Bu kriz türkiye için
fırsattır. Dövizi kademeli yükseltip
ateşi düşürmelidir. Yüksek faizle en
fazla 1 sene sonra ağır bir krize
gireriz. O zaman döviz artışı da bizi
kurtaramaz. Saygılar
nadir mazlum - İzmir
02 Ekim 2008, Perşembe 16:36
her başlıkta hükümeti tutan ve
hükümete saldıran kesimlerin
yorumlarını okurken konu ekonomiye
gelince kimse yorum yazamıyor.
gördüğüm kadarıyla türkiye içi
boşaltılmış iki kutuplu insan
kalabalığı. korkarım ki halk bişey
bilmiyor ve anlamıyor. çok üzülüyorum