Araştırmada, koruma altında tutulan kişilerin giderek sağlık açısından başka tehlikelerle karşılaştıkları belirlendi. Bu kişilerin aile ve çevreleriyle ilişkilerinin zayıfladığı, kırılma noktasına geldiği, ani korkuya kapıldıkları, uyku sorunu yaşadıkları belirtildi.
Söz konusu araştırmayı yürüten ekibin başkanlığını yapan Prof. Dr. Berthold Gersonsa göre, Koruma altındaki kişiler, örneğin eve gidecekleri zaman bundan vazgeçilmesi gibi durumlara zamanla alışabiliyorlar. Ve bu tür planlarda sürekli değişiklik yapmak belirgin hale geldiğinden, yaşamları bir anlamda kendi kontrollerinden çıkıyor. İstedikleri serbestliğe sahip olamadıkları için sosyal dışlanmışlık duygusuna da kapılabiliyorlar ve çok çabuk kızabilen, her şeyden huylanan bir kişiliğe bürünmeye başlayabiliyorlar. Bu tür sorun ve değişiklikler, daha çok sigara ve alkol alınmasını da beraberinde getiriyor.
Araştırmaya göre, ters reaksiyonlar da ortaya çıkabiliyor. Örneğin koruma önlemleri, bazı kişilerde beklenmedik şekilde önemli olma duygusunu öne çıkarıyor. Uzun süre koruma altında kaldıktan sonra koruma azaldığında ise bu da kişilerde, gereksiz korku ve güvensizlik ortaya çıkıyor.
Araştırmada, bu sorunlara karşı koruma altındaki kişilere çoğu kez psikolojik yardım verilmesi öneriliyor.
Hollandada en uzun süreli koruma alan kişilerin başında, Hollandanın Gururu adlı siyasi hareketin lideri ve eski bakan Rita Verdonk geliyor.