Avrupa Komisyonunun önümüzdeki ay yayınlayacağı 2008 İlerleme Raporunda Türkiyeye oynadığı uluslararası rol ve Ermenistan açılımı nedeniyle övgü yer alacak. Ergenekon davasına da vurgu yapılan raporda ifade özgürlüğü konusunda Türkiyeye eleştiri var.
STRASBOURG - Avrupa Komisyonunun 5 Kasımda Türkiyeyle ilgili açıklayacağı 2008 İlerleme Raporunun çerçevesi belli oldu. Raporda Türkiyeye ifade özgürlüğü ve dini özgürlükler konularında eleştiri, dış politika açılımları ve üstlendiği arabuluculuk rolü konularında övgü getirilmesi bekleniyor. Raporda Ergenekon davasına da vurgu yapılacak.
Avrupa Komisyonunun 2008 İlerleme Raporunda Türkiyenin İsrail ve Suriye arasında arabuluculuk görevini üstlenmiş olması ve Suriyenin Avrupa Birliğiyle yakınlaşma sürecinde baş rol oynaması dikkate değer bir gelişme olarak nitelendirilecek.
Türkiyenin Kafkaslarda istikrarı sağlamak için sarf etmiş olduğu çabanın da altı çizilecek. Avrupa Komisyonu Türkiyenin Ermenistana yönelik açılımının da memnuniyet verici olduğunu vurgulayacak.
Kıbrıs sorunun çözümü için ciddi bir fırsatın yakalandığına işaret edilen raporda, çözüm konusunda Türkiyeye kararlılığını sürdürme çağrısı yapılacak.
İlerleme Raporunda Adalet ve Kalkınma Partisinin kapatılması istemiyle açılan davada konusunda Anayasa Mahkemesi kararından duyulan memnuniyet ifade edilecek.
ERGENEKON VURGUSU Ergenekon davasıyla ilgili olarak anayasal düzeni yıkmaya yönelik örgütlenmelere karşı yasal süreçlerle mücadele etmenin Avrupa Birliği ruhuna aykırı olmadığı belirtilecek. Ancak sanıkların haklarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesiyle bağdaşan bir şekilde uygulanması gerektiği hatırlatılacak.
Avrupa Birliği uyum yasaları konusunda 2007 ve 2008de herhangi bir gelişme kaydedilmemiş olmasına karşın Avrupa Komisyonunun 301. maddede yapılan değişiklikler ve Vakıflar Yasasına vurgu yapması bekleniyor.
1 MAYIS GÖSTERİLERİNDE POLİSE ELEŞTİRİ İlerleme Raporunda olumsuz olarak yansıyacak konular arasında polisin 1 Mayıs gösterilerinde orantısız güç kullanması ve failler hakkında tatmin edici ceza uygulanmaması yer alacak.
Örgütlenme özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve dini özgürlükler açısından bazı ilerlemeler kaydedildiği ancak daha kapsamlı adımlar atılmasının önemine vurgu yapılacak.
Yargı reformunun da mutlaka hayata geçirilmesi gerektiğinin altı çizilecek ve devletin vermiş olduğu teşviklerin denetim altına alınarak bağımsız bir ajans tarafından yönetilmesinin önemine değinilecek.
Basın kuruluşlarının el değiştirmesi, sermaye yapıları ve basın ile hükümet arasındaki çekişmeler de ilerleme raporunde yer bulucak.
Türkiyenin hazırlamış olduğu Ulusal Programın katılım ortaklığı belgesiyle tam olarak örtüşmediği de belirtilecek.