Vergi kaçırmanın en geçerli yolu da, işleri kayıt dışı yürütmek. Vergi oranlarının düşürülmesini isteyen yükümlülerin yarıdan fazlası, oranlar artarsa, vergi kaçıracağını ya da daha fazla vergi ödemek yerine işini yavaşlatacağını veya bırakacağını söylüyor.
VERGİ NEDİR?
Araştırmada vatandaşların yüzde 33,3ü vergiyi kamu hizmetlerinin karşılığı, yüzde 30,9u zorunlu bir ödeme, yüzde 18,3ü bir ödev, yüzde 15,3ü bir yük, yüzde 2,2si de teşebbüs kabiliyetini engelleyen bir uygulama olarak tanımlıyor.
Her 4 vatandaştan 3ü vergilerin ağır olduğunu savunuyor. Yükümlülerin yüzde 22ine göre vergiler çok ağır, yüzde 54,7sine göre de ağır. Vergi yükünü normal bulanların oranı yüzde 21,7, az bulanların ise yüzde 1,5.
Vatandaşın yüzde 21,5i her türlü vergiyi eleştirirken, yüzde 28,1lik grup gelir vergisinden, yüzde 19,3lük kesim KDVden, yüzde 18,3lük kesim motorlu taşıtlar vergisinden, yüzde 4,1lik kesim kurumlar, yüzde 4,1lik kesim de emlak vergisinden şikayet ediyor.
VERGİ ADALETİ YOK
Araştırmada yükümlülerin vergi adaletiyle ilgili görüşleri de irdelendi.
Buna göre, vatandaşların yüzde 71,3ü Türkiyede vergi adaletinin olmadığına inanıyor. Vergiler adaletli ama yeterince değil diyenlerin oranı yüzde 26,9 olarak tespit edilirken, sadece yüzde 1,8lik grup, Türkiyede vergi adaleti olduğu görüşünü taşıyor.
Vergide dikey adalet bulunup bulunmadığı sorusuna ise vatandaşların yüzde 87,3ü hayır yanıtını veriyor. Vergi adaletinin olduğu görüşünde olanların oranı ise yüzde 12,7de kalıyor.
Vergi sisteminin adaletsizliğinin nedeni olarak vatandaşların yüzde 38,3ü devletin bazı kesimleri hala vergilendirmemesini görürken, yüzde 29,8lik kesim vergi kaçakçılığının yaygın olmasının, yüzde 26,7lik kesim de vergi kanunlarının yapısının bu sonucu doğurduğunu belirtiyor. Yüzde 5,2lik grup ise adaletsizliğin nedeni olarak vergi idaresinin yaklaşımını gösteriyor.
Yükümlülerin ödedikleri vergilerin kamu hizmeti olarak tekrar kendilerine dönüp dönmemesi hakkındaki düşüncelerinin de ölçüldüğü araştırmada, katılımcıların yüzde 51,1i ödenen vergilerle devletten alınan hizmetler arasında doğru orantılı bir ilişki olmadığını ifade ediyor.
Yüzde 36,8lik grup buna zaman zaman yanıtını verirken, yükümlülerin sadece yüzde 12,1i ödenen vergilerin kamu hizmeti olarak tekrar kendilerine geri döndüğünü düşünüyor.
SAVURGANLIK VAR
Araştırmada, vatandaşlara Sizce devlet harcamalarında bir savurganlık var mı sorusu da yöneltildi.
Bu soruya yüzde 83lük kesim, Evet, kamu harcamalarında savurganlık var yanıtını verdi, yüzde 17lik grup, bunun aksini iddia etti.
Devletin artan gelir ihtiyacını nasıl karşılaması gerektiği konusunda da vatandaşlar şu görüşleri ortaya koydu: Yüzde 47,8, vergi denetimlerini artırmalı, yüzde 45 harcamalarını kısmalı, yüzde 3,8 vergilerini artırmalı veya yeni vergiler koymalı, yüzde 3,5 borçlanmalı.
VERGİSİNİ TAM ÖDEYEN İFLAS EDEBİLİR
Araştırmada vatandaşların sistemle ilgili diğer düşünceleri de şu şekilde belirlendi:
Yükümlülerin ancak yüzde 2,9u, Türkiyede herkesin vergisini tam olarak ödediğine inanıyor. Yüzde 97,1lik kesim, bunun tam aksini düşünüyor.
Herkesin vergisini tam olarak ödememesinin yükümlüleri hangi davranışa yönelttiği sorusu da şu şekilde yanıtlanıyor:
Yüzde 49,6 herkesi vergi kaçırmaya itiyor, yüzde 41,7 vergi ödeme şevkini kırıyor, yüzde 4,6 daha çok vergi ödemeye sevk ediyor, yüzde 4,1 olumlu ya da olumsuz bir etkisi bulunmuyor.
Günümüz şartlarında vergisini tam olarak ödeyen bir vergi yükümlüsünün durumu ne olur sorusuna yükümlülerin yarısı, vergisini tam ödeyen ekonomik açıdan gelişemez ya da iflas eder yanıtını verdi.
Araştırmaya göre, verginin tam olarak ödenmesi durumunda yüzde 34,5lik grup ekonomik gelişimin sağlanamayacağı, yüzde 28lik grup önemli bir şey olmayacağı, yüzde 14,6lık grup saygınlığın artacağını, yüzde 8,8lik grup mutlu olacağını söylüyor. Buna karşılık, yüzde 14lük grup da vergisini tam olarak ödeyenlerin birkaç yıl içinde iflas etmeye mahkum olduğu görüşünü taşıyor.
Türkiyede vergilerin tam olarak ödenmemesinin en önemli nedeni vergi oranlarının yüksek olması. Yükümlülerin yüzde 45i böyle düşünüyor. Bunu yüzde 30,4lük oran ile vergi bilinci ve vergi ahlakının yeterince yerleşmemesi, yüzde 12,8 ilegerekli vergi reformlarının yapılmaması, yüzde 6,8 ile devletin, verginin gerekliliğini kamuoyuna anlatamaması, yüzde 4,3 ile de biçimsel yükümlülüklerin fazlalığı izliyor.
İşletmelerin incelemeden geçme sıklığı: Yükümlülerin yüzde 14,1i bir defa da olsa vergi incelemesine tabi tutulmuş. Yüzde 22,5i 1 ile 5 arasında incelemeye alınmış. Yüzde 8,1i 5 defadan fazla incelenmiş. Hiç incelemeye tabi tutulmamışların oranı yüzde 18,6.
VERGİ ORANLARINDA İNDİRİM İSTENİYOR
Vatandaş, vergi kaçakçılığının azaltılması için vergi oranlarının düşürülmesini talep ediyor.
Vatandaşın yüzde 50,8ine göre, vergi oranlarının indirilmesi, vergi kaçakçılığını azaltacak. Yüzde 19,3üne göre oranlardaki bir indirim, vergi gelirlerini artıracak, yüzde 18,1ine göre vergi tabanını genişletecek, yüzde 11,8ine göre de vergi gelirlerini azaltacak.
Vergi oranlarının arttırılmasına mükellefler ne tepki verecek? Yüzde 37lik grup vergi oranlarının yükseltilmesi halinde, harcamalarını kısma yoluna gideceğini beyan ederken, yüzde 34,5i eski vergi seviyemi korumak için vergiden kaçınmanın yollarını ararım diyor. Yüzde 19,4lük kesim de, daha fazla vergi ödemektense, işini yavaşlatacağını veya bırakacağını söylüyor. Yüzde 9,2lik grup ise daha fazla vergi ödeyecek olmanın, kendisini daha fazla çalışmaya teşvik edeceğini belirtiyor.
Yükümlülerin önce desteklemiş oldukları bir iktidardan, sadece vergileri artırdığı için bir sonraki seçimde desteğini çekip çekmeyeceği durumuna: Yüzde 62,6lık kesim buna hayır, yüzde 37,4 ise evet yanıtını veriyor.
HERKES KAÇIRIYOR, BEN DE KAÇIRIRIM
Vergi kaçakçılığının nedenleri: Türkiyedeki vergi kaçakçılığının 1 numaralı nedeni, Herkes kaçırıyor, ben de kaçırıyorum mantığının yaygın olması.
Yükümlülerin yüzde 24,7si bu görüşü taşıyor. Yüzde 24,5lik kesim, kaçağın fazla olmasının vergi idaresinin ve denetimlerin yetersizliğinden, yüzde 15,6lık kesim, kanunların vergi kaçırmaya müsait olmasından, yüzde 13,4lük kesim mükelleflerde vergi bilincinin yerleşmemiş olmasından, yüzde 5lik kesim de kanunların sık sık değişmesinden kaynaklandığı inancında.
Vergi kaçırma yolları: Türkiyede vergi kaçırırken en fazla başvurulan yöntem kayıt dışılık. Mükelleflerin yüzde 53,9u, vergi doğuracak ticari işlemleri, kayıtlara geçirmeyerek vergi kaçırıyor. Yüzde 21,6lık grup, naylon fatura, yüzde 18,9luk grup da evrakta sahtekarlık yaparak, vergiden kaçınıyor. Yüzde 5,6lık yükümlü grubu ise vergi kaçırmak için defter ve belgeleri yok ediyor.
BAŞKASINI HOŞ KARŞILAMAM AMA...
Yükümlülerin vergi kaçıran diğer yükümlüler hakkındaki görüşleri: Yüzde 54,9luk kesim, vergi kaçıranları hoş karşılamıyor, yüzde 17,7lik kesim tepki gösteriyor.
Buna karşılık yüzde 15,5luk grup zorunlu olduğu için bunun yapıldığını düşünürken, yüzde 8,4lük kesim, vergi kaçıranı kurnaz bir tacir olarak değerlendirdiğini ifade ediyor. Yüzde 3,4lük kesim de vergi kaçırmayı normal bir davranış olarak niteliyor.
Vergi kaçıranlara ne ceza verilmeli? Yükümlülerin yüzde 38,6sına göre vergi kaçıranlara para cezası, yüzde 12,9una göre de hapis cezası verilmeli.
Yüzde 16,9luk kesim, vergi kaçıranların ticaretten men edilmesini önerirken, yüzde 12,5luk kesim bunlara iş yeri kapatma, yüzde 14,4lük kesim teşhir cezası uygulanmasını istiyor. Yüzde 4,7 ise vergi kaçırmanın bir cezası olmaması gerektiğini vurguluyor.
Vergi aflarını isteyen çok az: Vatandaşların yüzde 44,9u vergi aflarının, dürüst mükellefi cezalandırdığına inanıyor. Yüzde 25,6ya göre vergi afları vergi adaletini bozuyor, yüzde 10,1lik gruba göre devlete güveni sarsıyor. Yüzde 6lık kesim afların olumlu ya da olumsuz etkisi olmadığını ileri sürerken, affı çok yararlı bulanların oranı yüzde 13,5te kalıyor.
Ekonomik krizler vergi ödemelerini olumsuz etkiliyor: Bu görüşte olanların oranı yüzde 78,5i bulurken, aksini düşünenlerin oranı yüzde 21,5 olarak tespit ediliyor.
Yükümlülerin genel olarak vergi idaresine yaklaşımı: Her 3 yükümlüden ikisi vergi idaresine olumsuz bakıyor.