Memorial Hastanesi Organ nakli Bölüm Başkanı Prof. Dr. Münci Kalaycıoğlu, Türkiyede 60 bin böbrek hastasının nakil için sıra beklediğini, 2012de bu rakamın 100 bini aşacağını söyledi.
DİYARBAKIR - Memorial Hastanesi Organ nakli Bölüm Başkanı Prof. Dr. Münci Kalaycıoğlu, Diyarbakır Dicle Üniversitesinde düzenlenen Karaciğer Nakli konferansında yaptığı konuşmada, Türkiyede organ bağışının yetersiz olduğunu, bu konuya acilen önlem alınması gerektiğini belirtti. Beyin ölümü gerçekleşmiş bir kişinin organlarının bağışlanması durumunda 11 kişinin ölümünün önleneceğini vurgulayan Prof. Dr. Kalayoğlu, Türkiye nüfusu dikkate alındığında, yapılan organ bağışlarının acınacak rakam olduğunu söyledi.
Türkiyede 60 bin böbrek hastasının nakil için sıra beklediğini ifade eden Prof. Dr. Kalayoğlu, şöyle dedi: 2012 yılında bu rakam 100 bini aşacak. Bu kadar insana diyaliz yapamazsınız. Buna para yetmez. Diyaliz makinalarına ve ilaçlarına korkunç döviz harcanıyor. Şu anda 45 bin hastanın diyalizi için sadece yıllık 2.5 milyar dolar harcanıyor. Bu rakam 100 bine ulaşırsa sağlık sistemi çöker. Çare organ naklidir.
TEK SORUMLU HEKİMDİR Türkiyede organ bağışının yetersizliğinin bilinenin aksine tek sebebinin bulunduğunu, bunun sorumlusunun da hekimler olduğunu savunan Prof. Dr. Kalayoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: Halkın eğitilmemesi, ailelerin izin vermemesi, dinsel ve etniksel nedenler ile teknik nedenler gibi sıralananların hepsi yanlıştır. Organ bağışının az olmasının tek nedeni, hekimlerin donörleri tespiti ve hastaların organ nakline yönlendirilmesi konusunda duyarlı ve istekli olmamalarıdır. Kabahat biz doktorlardadır. Bu dünyanın her yerinde de böyledir. Hekim, gece saat 3te beyin ölümü gerçekleşen kişiyi bildirip, onunla uğraşmıyor. Biraz ilgi gösterilirse donör sayısında artış olur. Tüm hekimlerden bu konuda dana dikkatli olmasını rica ediyorum. Dünyanın ne zor şeyi bir anne ve babaya çocuğunun öldüğünü iletmek, ondan daha zoru ise ölen çocuğunun organlarını bağışlamasını istemektir. Ancak bu kültürü geliştirirsek, anne ve baba bu konuda bilinçlendirilirse organ bağışı daha kolaylaşır.
ORGAN MAFYASI İDDİALARI Prof. Dr. Münci Kalaycıoğlu, Türkiyede organ mafyasının bulunduğu ve bu mafyanın çocukları kaçırıp, organlarını aldıktan sonra cesetlerini çöplüklere attıklarına ilişkin iddiaların doğru olmadığını söyledi.
Bu iddiaların zaman zaman ulusal gazete ve televizyonlarda haber olarak yer aldığını, bu nedenle ailelerin büyük endişe duyduklarını belirten Prof. Dr. Kalacıoğlu, sabah okuduğu bir gazetede de Hakkaride arazide bulunan bir çocuk cesedinden organların alındığına ilişkin haberin yer aldığını kaydetti.
Bu iddiaların doğru olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Kalaycıoğlu, şöyle devam etti: Organ nakli öyle kolay bir iş değildir. Belirli donanımlara sahip merkezlerde bu iş özel eğitim almış ekipçe gerçekleştirilir. Bu işi Türkiyede yapacak hekim sayısı 10u geçmez. Onlar da bunu yapmaz. Kaldı ki bu iddialar üzerine İçişleri Bakanlığı ile temas kurup, organları alınmış çocuk cesedinin kayıtlarda yer alıp almadığını araştırdım. Böyle bir olay yaşanmamış. Bu tür haberlere vatandaşlar inanmasın. Alınan organların belli bir saat içerisinde nakledilmesi gerekiyor. Bu nedenle organların yurt dışına kaçırılması da mümkün değil. Türkiyede organ mafyası yoktur. Çocukların kaçırılıp, organlarının alındığı iddiaları doğru değildir.
TÜRKİYEDE NAKİL Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vedat Göral ise siroz hastalığının Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde çok yaygın olmasına rağmen Diyarbakırda karaciğer naklinin hala yapılmadığını, bu nedenle hastaların başka kentlerdeki merkezlere gitmek zorunda kaldığını bildirdi.
Prof. Dr. Göral, Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesinde bu yıl 120 karaciğer nakli gerçekleştirildiğini belirterek, şöyle konuştu: Diyarbakırda da bunu gerçekleştirmeliyiz. Bunun için acilen nakil merkezi oluşturulmalıdır. Prof. Dr. Münci Kalaycıoğlu,bugüne kadar gerçekleştirdiği 2 bini aşkın organ nakliyle dünyanın en iyi hocaları arasındadır. Bu hocamızın katkısıyla Türkiye bu konuda büyük ilerleme sağlandı. Türkiyede karaciğer nakilleri Avrupadan daha iyi yapılıyor.