Sempozyumun hükümetin taşeronluğunda yapıldığını savunan Okay, Türk halkının, devletin şekli, cumhuriyetin nitelikleri, devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı ve başkenti ile bir alıp veremediği yoktur. Anayasanın değiştirilemez maddeleri bunları kapsamaktadır diye konuştu.
Okay, şöyle konuştu:
Seçimler öncesinde, hem siyasi iktidarla arası bozulan liberallere hem cemaatlere hem de dış çevrelere yıkılmadık ayaktayız mesajı verilmeye çalışılıyor. Bu açıdan bu girişimi masumane akademik bir çalışma gözüyle değerlendirmediğimizi vurgulamak isterim. Türk halkının; devletin şekli, Cumhuriyetin nitelikleri, devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkentiyle bir alıp veremediği yoktur. Bu değerleri içinde barındıran anayasanın ilk 3 maddesi ile sorunu olanların ise amaçları farklıdır. Bu çevreler ve onlara alet olanların amaçları halkı bölerek, kamplara ayırarak soygun düzenini devam ettirmektir. Hiç kimse bulunduğu ortama göre farklı şapkam var, ben o şapkama göre açıklama yaparım diyerek, konumundan kaynaklı gücü ile bazı şeyleri dikte ettiremez. Özellikle ve özellikle rejime yönelik Anayasa Mahkemesinde yapılan değerlendirmelerin vazgeçilmez raportörü ve görüşleri belli olduğu halde ona bu yönde görev verenlerin, kendi iç dünyalarının görüşlerini, siyasal iktidarın isteğine uygun bir şekilde Türkiyenin gündemine ısıtıp ısıtıp taşımalarının bulundukları görev ve sorumlulukları ile bağdaşmadıkları kanısındayız.
Anayasa kuralları arasında hiyerarşi bulunduğunu ve son türban kararının da bunu tescil ettiğini ifade eden Okay Anayasa Mahkemesinin kararları bağlayıcıdır ve anayasanın ilk üç maddesine de herkes sadakatle bağlı olmakla yükümlüdür dedi.
Okay, şunları söyledi:
Aksi düşünceler laik, demokrat hukuk devletini zedelemenin ötesinde ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını koruyacağına yemin ederek göreve başlayan Anayasa Mahkemesi üyelerinin görevi; Cumhuriyetin niteliklerini törpülemek değil, aksine o değerleri sadakatle savunmaktır. Bu görev, kurucu iradenin değiştirilmesi teklif dahi edilemez anlayışından kaynaklanan bir zorunluluktur. Özellikle değiştirilemez maddeler üzerinde tartışma yaratmak bu yönde oluşturulmak istenen siyasi gerilim ortamına destek vermektir; yangına körükle gitmektir. Değişmesi gereken, anayasanın değiştirilmez hükümleri değil, bu yönde açıklama yapan Anayasa Mahkemesi mensuplarının anlayışlarıdır.
Ergenekon davasının da siyasi iktidarın siyasi oyuncağı haline geldiğini savunan Hakkı Süha Okay, iddianameden Başbakan Erdoğana yakın işadamları ile tarikat liderlerine ait belgelerin çıkarıldığına ilişkin ididaların da ciddi olduğunu söyledi.