Baykal, CHPnin türban konusundaki tavrının belli olduğunu belirterek, hukuka saygı çerçevesinde hareket ettiklerini söyledi.
Türbana kamusal alanda izin verilmediğini belirten ve CHPnin bu konudaki tavrının değişmediğini anlatan Baykal, üye olan bu kişilerin kıyafetlerini ülkeye dayatmak gibi bir anlayış içinde olmadıklarını belirtti.
Bu kişilerin AK Parti Hükümetinin yanlış uygulamalarından rahatsızlık duyarak ve kendilerini dışlanmış hissederek tepkilerini ortaya koymak için CHPyi tercih ettiklerini kaydeden Baykal, Bu katılımlar CHP çizgisinde bir kırılma anlamına gelmez. Biz; laik, demokratik, Cumhuriyete inanan, Atatürk ilkelerinin yılmaz savunucusu bir partiyiz dedi.
Baykal, buna benzer katılımların ileride de olabileceğini belirterek, farklı anlamlar yüklenmesinin yanlış olduğunu ifade etti.
Gündemdeki konuların değerlendirildiği MYK toplantısında Baykal, Fransanın ev sahipliğinde AB üyesi ülkelerin büyükelçileriyle gerçekleştirdiği görüşme hakkında da bilgi verdi.
Baykal, başta Türkiyenin AB üyeliği süreci ve küresel ekonomik kriz olmak üzere çeşitli konuların ele alındığı görüşmenin son derece yararlı olduğunu ifade etti.
Deniz Baykal, üyelik konusunda Türkiyenin önüne bir hedef konulmasının gerekli olduğunu vurguladı.
Türk halkının ABye güveninin yeniden yükselmesi ve reformların hızlanması için üyelik konusunda bir tarih verilmesinin önemli olduğunu belirten Baykal, bu konuda yeni bir heyecana ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.
Toplantıda, ekonomik krize de değinen Baykal, krizin giderek derinleştiğini vurgulayarak, hükümetin tavrını vurdumduymazlık olarak nitelendirdi.
CHPnin, krizi ve etkilerini yakından takip ettiğini belirten Baykal, Hükümetin ise krizin ve buna bağlı olarak yaşanan olumsuzlukların üzerini örttüğünü ileri sürdü.
Krize yönelik önlemlerin bir paket halinde oluşturulması ve birbiriyle tutarlı olması gerektiğini belirten Baykal, önlemlerin toplumda güven yaratmasının zorunlu olduğunu ifade etti.
Baykal, Hükümet krizi seyrediyor, önlem alacak mecali yok değerlendirmesinde bulundu.