Ergenekon davası kapsamında ifadesi alınarak çapraz sorgusu yapılan tutuklu sanıklardan Gazi Güdere, özellikle bilgisayarlara sonradan belge konulup konulmayacağı soruldu.
İSTANBUL - İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesinde görülen davanın öğleden önceki oturumunda sorgusu yapılan tutuklu sanık Gazi Güder, tanıdıkları tarafından kendisine Adam gibi adam, Paraya değer vermeyen adam ve Cesur yürek gibi lakaplar takıldığını belirterek, Benim bunları kod isim olarak kullandığım iddiası var. Bu doğru değil. Ayrıca kimseye kod ismi vermedim, kimseye emir de vermedim. Yaradılana saygım vardır, yaradandan ötürü dedi.
Hiçbir şekilde suç unsuru taşıyan yazısı bulunmadığını öne süren Güder, ayrıca herhangi bir güvenlik şirketiyle de ilgisi bulunmadığını kaydetti.
Türk Silahlı Kuvvetlerinden 1984 yılı Mart ayında kendi isteğiyle istifa ettiğini, daha sonra bilgisayar sistemleri konusunda ABDde master yaptığını dile getiren Güder, Ya kurmay subayı olup askeriyede devam edecektim ya da teknik adam olarak sivil devam edecektim. Ben istifa edip teknik adam olarak devam etmeye karar verdim diye konuştu.
ULUSAL KÖY KÜTÜPHANELERİ PROJESİ Ulusal Köy Kütüphaneleri Projesinden de bahseden Güder, Birtakım rahatsızlıklar, sanıyorum Ulusal Köy Kütüphaneleri Projesinden kaynaklandı dedi.
Yaklaşık 10 yıl önce SSKdan emekli olduğunu ancak emekli maaşını harcamayıp burs olarak dağıttığını anlatan Güder, Ulusal Köy Kütüphaneleri Projesini hazırladığını, hatta Mersindeki evini 50 bin YTLye satıp burada kullandığını dile getirdi.
Güder, projeyi yetkili makamlara bildirdiğini de kaydetti. Gazi Güder, kişisel bilgileri kaydetme iddiasına ilişkin, şirketinde çalışmak üzere başvuranlara dair bazı notları iş nedeniyle tuttuklarını, bu kişilerden bazılarını işe aldıklarını belirtti.
KLASÖRDEN GÖZÜMÜZ KORKMAZ Güderin avukatı Özbay Demirer de savunmasına başlarken mahkeme heyetine Diyeceksiniz ki klasörlerle gelmiş, ne anlatacak? diyerek masanın üzerindeki klasörleri gösterdi.
Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün ise Klasörden gözümüz korkmaz dedi. Bu davada örgütten kesinlikle bahsedilemeyeceğini savunan Demirer, müvekkilinin bilgisayarında suç unsuru hiçbir şey çıkmadığını, ayrıca el koyma sırasında bilgisayarın imajının (image) kendilerine verilmediğini, bu nedenle zaten CMK gereği delil olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürdü.
Demirer, müvekkilinin gözaltına alındıktan sonra mahkemece serbest bırakıldığını, ardından savcılığın itirazıyla tutuklandığını hatırlatarak, Güderin tutuklanacağını televizyonlardan öğrenmesine rağmen kaçmadığını söyledi. Müvekkiline ilişkin dosyada hiçbir telefon görüşme tapesi bulunmadığına dikkati çeken Demirer, Bu nasıl örgüt? Hiç görüşmüyorlar mı? diye konuştu.
Gazi Güderin Kuddusi Okkır ve Ayşe Asuman Özdemiri Ulusal Köy Kütüphaneleri projesi kapsamında tanıdığını belirten Demirer, müvekkiline gönderilen elektronik postalardan sohbet amaçlı veya projeyle ilgili olanların da bulunduğunu ifade etti.
Müvekkilinin evinde bulunan tabancanın ruhsatlı olduğunu ileri süren Demirer, Gazi Güderin tahliyesini ve beraatını istedi. Bu arada Mahkeme Heyeti Başkanı Şengün, tutuklu sanıklardan Sami Hoştanı yemeğini dışarıda yemesi konusunda uyardı. Bunun üzerine Hoştan, duruşma salonundan çıktı.
BİLGİSAYARA SONRADAN BELGE KOYMA İDDİASI Tutuksuz sanıklardan Kemal Alemdaroğlu söz alarak, bilgisayar yüksek mühendisi olduğu için Gazi Güdere bilgisayarlara sonradan belge koymanın mümkün olup olmadığını sordu.
Güder de, Son derece basit diye yanıtladı. Alemdaroğlu, bunun üzerine bilgisayarı alınırken bir kopyasının kendisine verilmediğini dile getirdi.
Gazi Güderin avukatı Özbay Demirer, Nasıl değiştirme, ekleme yapılabiliyor? diye sordu. Gazi Güder, Biraz bilgisayardan anlıyorsanız bunu rahatlıkla yaparsınız dedi.
Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, söz alarak sanığa sanki bilirkişiymiş gibi sorular yöneltildiğini belirtti. Pekgüzel, İmajı alınmış olan, eşdeğeri alınmış olan bir bilgisayarda oynama yapılırsa belli olur mu? diye sordu. Gazi Güder de bu değerlerle oynanabileceğini, fakat sayı değişeceği için bir şey olduğunun anlaşılacağını söyledi. Sanıklardan Behiç Gürcihan, eşdeğerin bilimsel olarak geçerli olduğunu, fakat pratikte bazı mahsurları bulunduğunu ifade etti.
Kendisinin evinden bilgisayarının alındığı saat ile işleme konulduğu saat arasında fark olduğunu anlatan Gürcihan, bu süre içinde oynama olmadığının garanti edilemeyeceğini savundu.azi Güderin avukatı Özbay Demirer, Güderin bilgisayarının 27 Haziran 2007 tarihinde incelemeye alındığını fakat imajının hemen kendilerine verilmediğini, 8-9 ay sonra aldıklarını söyledi.
Demirer, bu 8-9 ay içinde bilgisayar içine TIR bile sokulabileceğini ifade etti. Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese, Gazi Güdere, Kuddusi Okkır sizi Muzaffer Tekin ile neden tanıştırmak istedi? diye sordu. Güder, Öylesine. Birkaç başka yakınıyla da tanıştırmıştı dedi.
TUNCAY GÜNEY MİTE SORULDU Ergenekon davasına bakan Mahkeme Heyeti, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarlığına yazı yazılarak, Tuncay Güney ve Tuncay Güney İpekin aynı kişiler olup olmadığının sorulmasına karar verdi.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesindeki duruşma salonunda görülen davanın bugün yapılan 16ncı duruşmasında, sanık ve sanık avukatlarının talepleri ve Cumhuriyet savcısının bu taleplerle ilgili beyanlarını aldıktan sonra verilen aranın ardından, alınan ara kararları açıkladı.
Mahkeme Heyeti, ara kararında, MİT Müsteşarlığına yazı yazılarak, Tuncay Güney ve Tuncay Güney İpekin aynı kişiler olup olmadığının sorulmasına hükmetti.
Yine aynı Müsteşarlıkça, Başbakanlık ve Genelkurmay Başkanlığına gönderilen çizelge ve sair belgelerin düzenlenmesinde bu kişinin herhangi bir katkısı olup olmadığının sorulmasını karara bağlayan Heyet, bu belge ve çizelgelerin hazırlanmasında Tuncay Güneyin mülakatı ile ihbar mahiyetindeki CDler dışında hangi çalışmalar yapıldığının ve çalışmalarda hangi kaynaklardan yararlanıldığının sorulmasını kararlaştırdı.
Söz konusu işlemlerle ilgili yazıya, Tuncay Güneyin nüfus kayıt örneğinin de eklenmesine hükmeden Mahkeme Heyeti, ayrıca, 9 Nolu gizli tanığın tüm beyanlarının eksiksiz olarak Cumhuriyet Savcılığından yeniden istenmesine karar verdi.
Heyet, yazar Orhan Pamuka suikast düzenleneceği iddiaları konusunda da Pamukun 2007 yılın Aralık ayı ile bu yılın Ocak ayındaki Türkiyeye giriş-çıkış kayıtlarının İstanbul Emniyet Müdürlüğünden sorulmasını hükme bağladı.
Tutuklu sanık Doğu Perinçekin taleplerini kabul ederek, Taha Kıvanç takma adıyla yazı yazan gazeteci-yazar Fehmi Korunun yazılarında belirttiği Ergenekonun yeniden yapılanmasıyla ilgili belgelerin aslının istenmesini kararlaştıran Heyet, Aksiyon Dergisinin 21 Mayıs 2001 tarihli nüshası ile gazeteci Aslı Aydıntaşbaşın Mayıs 2006da Perinçeke suretini verdiği iddia edilen Ergenekonun yeniden yapılanmasına ilişkin belgenin de aslının istenmesini karara bağladı.
Mahkeme Heyeti ayrıca, Cumhuriyet savcısının, duruşmadaki beyanları nedeniyle haklarında suç duyurusunda bulunulmasını istediği tutuklu sanık Behiç Gürcihan ile avukatı Özbay Demirele ilişkin talebinin de Gürcihanın savunmasının tamamlanmasının ardından değerlendirilmesini kararlaştırdı.
Tutuklu sanıkların bu halinin sürmesine hükmeden Heyet, duruşmayı yarın saat 09.30a bıraktı.