Bugün Karşıyakada belediye tarafından Ermeni ASALA terör örgütünün katlettiği 34 Türk diplomat anısına yaptırılan Şehit Diplomatlar Anıtının açılışına katıldığını ifade eden Öymen, hükümetin Ermenistana karşı son dönemde gösterdiği yakın ilginin, kimi sorunların yeniden hatırlatılması gereğini doğurduğunu dile getirdi.
Öymen, bugün yakın ilişki kurulmaya çalışılan Ermenistanın, daha kurulurken, kuruluş belgesinde Türkiyenin doğu topraklarını kendi toprakları olarak gösterdiğini ve buna anayasasında da atıfta bulunduğunu savundu.
Aynı ülkenin, yine kurulduğu tarihten itibaren tüm dünyada, Türkiye aleyhine sözde soykırım iddialarının kabul edilmesi için yoğun uğraş verdiğini vurgulayan Öymen, Ermenistanın Türkiyeye ilişkin tüm dış politikasının, sözde soykırım iddialarının tanınması, tazminat ve ardından toprak istemi üzerine kurulu olduğunu kaydetti.
Öymen, eğer dikkatli, kararlı ve Türkiyenin çıkarlarını koruyan bir politika izlenmezse, Ermenistanın bu 3 Tyi adım adım yürürlüğe sokmaya çalışacağı uyarısında bulundu.
Bu konuda bir üçüncü unsur olarak Ermenistanın kuruluşundan kısa bir süre sonra Azerbaycan topraklarının yüzde 20sini işgal ettiğini ve 1 milyon Azeriyi de göçmen durumuna düşürdüğünü hatırlatan Öymen, şunları kaydetti:
Şimdi bu tablo karşısında ve bunların hiçbirinde küçük bir ilerleme olmadan, siz cumhurbaşkanı düzeyinde Erivanı ziyaret edeceksiniz. Acaba ne için ? Bazı büyük devletler diyor ki, jest yapın. Jest yapın demek, diplomatik dilden Türkçeye tercüme ettiğiniz zaman tek taraflı taviz verin demektir. Sizden tek taraflı taviz vermenizi istiyorlar ve siz de buna boyun eğip gidiyorsunuz. Şimdi üzerinden kaç ay geçti soruyorum. Bu ziyaretin sonucunda ne elde ettiniz? Temel belgeleri mi değiştirdiler, soykırım çabalarından mı vazgeçtiler, yoksa Azeri topraklarından mı geri çekilmeye başladılar?
Öymen, bunların hiçbirinin söz konusu olmadığını, tersine çok daha kötü bir durumda olunduğunu savunarak, şöyle devam etti:
Şimdi Dışişleri Bakanı diyor ki, Ermeni Dışişleri Bakanı çok yakında, bu ay içinde Türkiyeyi ziyaret edecektir. Büyük bir memnuniyet içinde bunu ilan ediyor. Çok güzel, bir anlaşmaya vardınız da onu imzalamak için mi geliyor? Bütün bu saydığım konularda geri adım atmaya karar verdiler de onun için mi geliyor? Bunların hiçbiri yok, maalesef tersi var. Daha 1 hafta önce Ermenistan Dışişleri Bakanı demeç verdi, Yukarı Karabağ, bütün uluslararası kuruluşların Azeri toprağı olarak tanıdığı Yukarı Karabağ, yakında bağımsızlığını ilan edebilir diyor.
KIBRIS SORUNU
Kıbrıs sorunu konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu ve Türkiyenin dış politikada bu alanda da irtifa yitirdiğini ileri süren Öymen, hükümetin son olarak Kıbrısta Türklerin eşit egemenlik haklarından vazgeçtiğini savundu.
AB ile ilişkiler çerçevesinde hükümetlerin, birkaç yılda bir yapacakları işlere ilişkin izleyecekleri politikaları, hazırladıkları Ulusal Program ile ilan ettiklerini anlatan Öymen, şöyle konuştu:
2003 yılında Türkiyenin bugünkü hükümetinin hazırladığı Ulusal Programda, Kıbrıs meselesinin çözümünde, Bizim politikamızın esası, tarafların egemen eşitliği olacak deniliyor. Yani taraflar hem eşit olacak hem de eşitliğini kullanacak egemen hakları olacak. Türklerin egemen eşitlik hakkı, işin sırrı kilidi. Şimdi birkaç hafta önce hazırladıkları Ulusal Programa bakıyorsunuz, bunu çıkartmışlar. Yani egemen eşitlikten vazgeçmişiz biz. Türkiyenin haberi yok, ruhu duymuyor. Bunu basında hiç duydunuz mu, okudunuz mu? Hayır. Niçin duyurulmuyor? Bilmiyorum. Ama işin gerçeği şu ki hükümet, resmi belgesinde çok açık bir şekilde geri adım atmıştır.
Türkiyenin Kıbrıs konusunda ABnin çok ciddi dayatmalarıyla karşı karşıya olduğunu ve bu durum karşısında hükümetin Türkiyenin çıkarlarını koruyan kararlı bir politika izleyemediğini ileri süren Öymen, Kıbrıs, tıpkı Girit gibi elden gidiyor, söylemedi demeyin dedi.
TERÖRLE MÜCADELE
Öymen, terör sorununa da değindiği konuşmasında, terör sorununu, Türkiyenin bugün yaşadığı en büyük dramlarından biri olarak nitelendirdi.
Türkiyenin bugün, sürekli olarak komşu bir ülke kaynaklı terör saldırılarına maruz kaldığını, ancak hükümetin bu durum karşısında da sesiz kaldığı iddiasında bulunan Öymen, şunları kaydetti:
Kendine saygısı olan bir devlet, böyle bir duruma tahammül edebilir mi? Adam size saldırıyor, 17 askerinizi öldürüyor, arkasından bir daha saldırıyor, bir daha saldırıyor. Siz ne yapıyorsunuz, koordinasyon komitesi kuruyorsunuz. Siz ne yapıyorsunuz, Barzani ile görüşmeye, Barzaninin ayağına heyet gönderiyorsunuz. İşte Türkiyenin bugünkü dramlarında biri budur belki de birincisi budur. Çünkü bu cesaretsiz kararsız ve tutarsız politikaların bedelini bizim canlarımız her gün canlarıyla ödüyor.