Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız, şöyle konuştu: Biz yıllardır mücadele ediyoruz. Milyonlarca imza taşıyan dilekçeler verdik, devlet katında çokça kapı çaldık. Sonuç itibariyle yolları aşındırmamız gerekiyormuş. Aleviler, 9 Kasımda barışın dilini konuştular. Tek dilden taleplerini sıraladılar. Hükümetin, siyasi partilerimizin bunu anlamış olduğunu görüyoruz. Daha önce biz kendi kendimize konuşuyorduk. Bu sorunu elbette devletin de anlaması gerekiyordu. Bu miting bu anlamda yararlı olmuştur. Bunu parlamentonun tartışması hükümetin tartışması bir başlangıçtır. İlk kez devletin bu işi çözmeye çalışıyor olması önemli bir gelişmedir. Biz hep yok sayıldık, atıldık, itildik, dinlenmedik ve görmezden gelindik. Daha önceki Alevi açılımları gibi tüketilmesini, bir süre sonra unutulmasını asla istemiyoruz. Buna izin vermeyeceğiz. Şimdi hükümetin böyle bir çalışma yapmış olması elbette olumlu bir şey. Onlar projelerini üretecek, biz de üreteceğiz. Karşılıklı görüşmeye hazırız. Makulde buluşmaya bizim niyetimiz tamdır. Kimi taleplerimiz için örneğin, zorunlu din dersleri, Diyanetin yapısıyla ilgili Anayasa değişikliği gerekiyor. Ama diğer taleplerimiz için üçlü kararnameler, Bakanlar Kurulu kararıyla ya da İmar Yasasında yapılacak değişikliklerle bir çoğu çözülebilir. Ben hukukçu değilim, bilemiyorum ama İmar Yasasında ibadethane sayıyor. İbadethanelere imar planı yapılırken yer ayrılır diyor yasa, cami, sinagog, havra demiş ve pantez kapatmış. Oraya beli cemevi sözcüğü eklenerek çözülebilir.
Ali Balkız, CHP temsilcisi, Kültür Bakanlığı içinde bir birim oluşturulmasına acaba Aleviliği bir kültür olarak mı görüyor, burada bir endişem var dedi, katılır mısınız? sorusuna ise şöyle yanıt verdi: Evet, katılırız. Alevilik bir inanç, aynı zamanda bir yol, bir felsefedir. Şu anda bu konuda doğru değil, Doğrusu şudur diyecek durumda değiliz. Hükümetin projesini net olarak görmemiz ve konuşmamız; doğru yolda buluşmamız gerekiyor. Şu haliyle olumlu diyoruz.