Prof. Dr. İzzettin Doğan, NTV yayınında şu açıklamayı yaptı:
Her halükarda Hükümetin olayı ciddiye alması ve doğrudan doğruya bir bakanını tahsis etmesi, koordinasyonunu sağlamak için Alevi kökenli bir milletvekilini görevlendirmiş olması işi ciddiye aldığını gösteren olumlu gelişmeler. Açılım yeterli mi, bunu zamanla göreceğiz. Üç alanda Hükümetin bu müzakereleri götürmek istediği görülüyor. Alevi yurttaşların istekleri bugün ya da Ankaradaki mitingle ortaya çıkmış değil. 20 yılı aşkın bir süredir tüm hükümetlerle Alevi yurttaşların isteklerini tartışageldik. Alevi gerçeği ilk kez resmi olarak 1997 yılındaki Hacı Bektaşi Veli şenliklerinde dönemin cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve koalisyon ortaklarının podyuma çıkmasıyla kabul edildi. Bizdeki siyasi kadroların zaafiyeti sebebiyle uluslararası baskı gelmediği sürece hükümetler Alevi kesimlerden gelen talepleri gözardı ettiler. Bu hükümet yavaş yavaş görmeye başladı. 25 milyonluk bir kitle olarak Alevilerin gerek ABDnin Ortadoğu politikası için gerek Avrupa Birliğinin Türkiyeye müdahale olanaklarının doğması açısından bir destalizasyon faktörü, bir kargaşa faktörü olarak kullanılabileceklerini ilk defa Ankaradaki mitingle farkına varmaya başladılar. Önümüzdeki ilkbaharda milyonlarca kişinin katılacağı bir organizasyon planlıyorduk. Eğer o tarihe kadar Alevilerin istekleri yine kaale alınmazsa, görmezden gelinmeye devam edilirse Ankarada milyonlarca kişi yürüyecekti yine. Bunu Hükümet ciddiye almaya başladı. Hükümet, Türkiyenin gerçekten bir kargaşa ortamına doğru sürüklenmesinin kendisini de tehdit edebileceğini gördü. Oysa Alevilerin talepleri çok masum talepler. Açılım uygulamaya geçerse ilkbahardaki mitingden vazgeçeceğiz. Amacımız bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek. Hükümetin ortaya koyduğu açılım Alevilerin isteklerini karşılamaya yetmez ve sanıyorum yapılacak görüşmelerde bunlar tartışılacak.