Cumhurbaşkanı Talat, KKTCdeki AB Destek Ofisinde düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, Kıbrıslı Türklerin, Kıbrısın kuzeyinde sivil toplumu güçlendirmenin ve günlük yaşamda karar alma mekanizmalarında etkin kılmanın doğru şeyler olduğunu, ancak burada eksiklik bulunduğunu kaydetti.
Programı ABnin desteklediğini ve Kıbrıs Türk sivil toplum örgütlerinin güçlenmesini, daha iyi noktalara gelmesini istediğini kaydeden Talat, ABye şöyle seslendi:
Peki sivil toplum örgütlerinin uluslararası ilişkilerine uygulanan tecridi nasıl göğüsleyeceğiz. Sanıyorum ABnin esas üzerinde durması gereken nokta budur. Sadece KKTCnin yöneticileri, Cumhurbaşkanı, hükümeti, kurumları, kuruluşları değil tecrit edilen, sivil toplum örgütleri de tecrit edilmiştir. Bir sivil toplum örgütümüzün uluslararası federasyona üye olması yasaktır, engellenmektedir. Bunun için sanıyorum, ABnin bu programla birlikte, bu hususu da gündemine alması gerekir. Bu çok ciddi bir sorundur, bu her şeyden önce demokrasi sorunudur.
Talat, Kıbrıs Türk sivil toplum örgütlerinin dünya ile birleşmesi ve dünyaya sesini duyurması için ABnin sadece bu programları desteklemesinin yetmediğini, sivil toplum örgütlerinin önünü açarak dünya ile bütünleşmeye yardımcı olması gerektiğini bildirdi.
Kıbrıslı Türklerin yöneticilerinin ve kurumların çeşitli şekilde tecrit edildiğini ve bunun için çeşitli gerekçeler öne sürüldüğünü, KKTCnin tanınacağı gerekçesinin de bunlardan biri olduğunu dile getiren Talat, şöyle devam etti:
Peki sivil toplumun dünyaya ile temasının kesilmesinin amacı ne? Eğer bu, devlet yöneticilerinin önünü kesmek, devletin tanınmasını engellemek için ise sivil toplumun önünü kesmek, Kıbrıslı Türklerin dünya ile temasını, bağını koparmak içindir, onları bu bölgede, Kıbrısın kuzeyinde hapsetmek içindir ve onları demokrasi dışı bir muameleye tabi tutmaktır.
Projeye desteği için ABye teşekkür eden Talat, ABye, konunun bu yanını da dikkate alması çağrısı yaptı. Cumhurbaşkanı Talat, projenin, Kıbrıslı Türklerin 2004ten sonra ABye karşı ciddi şekilde azalan güveninin artmasına yardımcı olacağını da belirtti.
KAMPANYANIN HEDEFİ
AB Komisyonunun, İstihdam, Sosyal İşler ve Eşit Fırsatlardan sorumlu üyesi Vladimir Spidla da projeyle ilgili bilgi verdi.
Sivil toplumun rolü ve aktif vatandaşlığın önemi üzerinde farkındalık yaratmayı hedefleyen 259 milyon avroluk kampanya, Kıbrıs Türk toplumu yararına AB Mali Yardım Paketi tarafından finanse ediliyor. Kampanya, Uzlaşma, Güven Artırıcı Önemler ve Sivil Toplum Projesinin bir parçasını oluşturuyor.
Proje, Kıbrıs Türk toplumunda sivil toplumun rolünü güçlendirmeyi ve Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum toplumları arasında güven ve diyalog için daha iyi bir ortam hazırlayarak, Kıbrıs sorununun çözümüne destlek olmayı da hedefliyor.